Medya Yenigün

ABD SURİYE TOPRAKLARINDA NE YAPMAK İSTİYOR? AMACI NE?

ABD SURİYE TOPRAKLARINDA NE YAPMAK İSTİYOR? AMACI NE?
Avatar
Vehbi Korkutata( vehbi@medyayenigun.net )
257
13 Kasım 2019 - 14:03

ABD, yıllardır vampir gibi bir varil petrole sahip olmak için kandöküyor. Çünkü ABD, için petrol önemli; İnsan asla ve asla önemli değil? Suriye topraklarına ve özelliklede petrolüne sahip olmak için PKK ve PYD’yi kurarak Suriye’de hakimiyetini sürdürüyor. ABD, diyor ya? Ben süper devletim ve önüme çıkanı silindir gibi ezer geçerim. Bende maddi güç ve aynı zamanda da büyük silah donanımına sahibim gibi fortasını bütün dünya’ya bildiriyor! Bir taraftan Barış pınarı harekatı başlatan Türk Ordusuna ben Suriye topraklarını terk ediyorum ve sonradan da Beşar Esed askerleri ile ABD, askeri gövde gösterilerini bütün dünyaya gösterip ve bakınız biz buradayız gibi gösteri yapıyorlar. Ama bilmiyorlar ki, Türk Ordusu; İman gücü ve mangal gibi bir yüreğe sahip olduğunu ve korku nedir bilmeyen bir Osmanlı torunları vardır. Gerek ABD ve gerekse İsrail lobileri asla ve asla rahat durmuyor ve kan emici vampir gibi sağa sola saldırıyorlar, zaten amaçları belli! Suriye petrolüne sahip olmak ve “Mezapotamya topraklarına da el koymak amacını ne yazık ki, güdüyorlar.”  İslam dünyası da seyir etmekle yetiniyorlar. Eğer İslam dünyasında birlik ve dayanışma olsaydı, bütün siyonist güçler yerinden bile kımıldayamazlardı. Türk Ordusu güvenli bölge kontrolünü ellerinden bırakmıyor ve Rusya ile devriye görevini de sürdürüyorlar.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, petrol sahalarını kontrol altına almak için Suriye’yi bölmeye çalışan ABD’nin, terör örgütü PKK , PYD ve SPG’nin kontrolündeki Suriye Demokratik Güçleri  ve PYD temelinde yerel yönetimlerin kurulması için Körfez ülkelerinden de büyük yatırımlar yapmasını talep ettiğini belirterek, “Son derece pervasız şekilde bu kısmı Suriye’den ayırmak ve petrol sahalarını kontrol etmek istiyor.”dedi. Lavrov, devamında; Fransa’da düzenlenen Paris Barış Forumu’nda yaptığı konuşmada, Suriye’deki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Rusya, Türkiye ve İran’ın başlattığı Astana süreci sayesinde, Suriye’de rejim ve muhalefet arasında diyaloğun mümkün kılındığını anlatan Lavrov, “O dönem öne sürülen tek muhalefet sadece Batı tarafından büyütülmüş, İstanbul, Riyad, ABD ve Avrupa’da yaşayan göçmenlerdi. Bunlar diyalog için ortak olarak sunuldu. Sonra Rusya, Türkiye ve İran, hükümet ve hükümete karşı savaşanların oturmalarını sağladı.” ifadelerini kullandı.

ABD’nin, Suriye’de rejim kontrolündeki bölgelere Avrupa Birliği AB, veya NATO tarafından yatırım yapılmasını yasakladığını belirten Lavrov, ‘ABD, SDG ve PYD temelinde yerel yönetimlerin kurulması için Körfez ülkelerinden de büyük yatırımlar yapmasını talep ediyor. Son derece pervasız şekilde bu kısmı Suriye’den ayırmak ve petrol sahalarını kontrol etmek istiyor.’ görüşünü paylaştı.

Barış Pınarı Harekatı öncesinde ABD ile Türkiye arasında müzakerelerin yürütüldüğünü anımsatan Lavrov, ‘ABD, Türkiye ile müzakere etmeye çalıştı, anlaşmaya varamayınca da “Kürtlere artık kendi başınasınız, biz gidiyoruz” dedi. Sonra, da “Kürtlere karşı artık bir sorumluluğumuz yok ama Kürtler için değil petrol için geri dönüyoruz” dedi ve sözlerinde de Suriye’deki Kürtlerin siyasi diyalogda yer almaları gerektiği değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti.

Suriye’deki Kürtlerin tutarlı olması gerekiyor. ABD’nin desteğine güvenerek Rojava federasyonunu kurdular. Bu ayrılıkçı karara ABD’nin daima destek olacağını varsaydılar. Biz ise Şam ile konuşmalarını anlatmaya çalıştık ama onlar ilgilenmediler. Şimdi ise, Kürtler Şam’la diyalog için bizden yardım istiyorlar. Biz yine de buna destek vermeye hazırız ancak; ABD şimdi petrol için dönünce yine diyalogla ilgilenmiyorlar. Tutarlılık gerekiyor. Kürtler Cenevre’deki komitede temsil ediliyorlar ancak bunda PYD yok, Türklerin de PYD’ye yaklaşımını biliyorsunuz. Bu konunun oldukça detaylı şekilde ele alınması gerekiyor. Ancak Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde, masada tüm kilit oyuncuların yer alması gerekiyor şeklinde konuştu.

Peki? Şimdi ne olacak? Türk Ordusu 32 km’den sonra hedefine ulaşacak mı? Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Bizim asla ve asla Suriye’nin topraklarında gözümüz yok ve olamazda. Ama ABD’de sözünde durmayarak geri dönme, bizleri ziyadesiyle üzmüştür” sözü hafızalarda yer edinmiştir. Türk Ordusu verdiği sözü yerine getireceği muhakkaktır.

ABD, PKK ve PYD’yi Suriye topraklarında kalkan olarak kullanmaktadır ve hız kesmeden petrolü taşıyor ve gittiği yerde stoklayarak kıtalar arası ABD topraklarına gönderilerek ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Bizlerde sadece seyir etmekle yetiniyoruz. En doğrusu Allah bilir!

Sevgi ve Saygılarımla

Araştırmacı Gazeteci Yazar

Vehbi Korkutata