"Ayının kırk türküsü var kırkı da armut üzerine"

İstanbul sözleşmesinin iptali ile tartışmalarda gördüklerimi anlatmadan önce size Atasözlerimizden bir mesaj vererek yazıma başlamak istiyorum

"Ayının kırk türküsü var kırkı da armut üzerine"
22 Mart 2021 - 00:02
İstanbul sözleşmesinin iptali ile tartışmalarda gördüklerimi anlatmadan önce size Atasözlerimizden bir mesaj vererek yazıma başlamak istiyorum.

“Ayının kırk türküsü var kırkı da armut üzerine” O kadar güzel bir anlam ifade ediyor olmasının yanı sıra bu söz pastoral olmayı başarmıştır.

Nereden çıktı şimdi bu demeyin.

Gaziantep İbis Otel’de Uluslararası gazeteciler toplantısı adı altında yapılan toplantıya davet edilmiştim.

Toplantının ilk günü öğleden sonra katılım sağladım. Birinci gün mesleği çalışmalar konuşulduktan sonra bir gece burada yatıp ikinci günü sabah salonda toplandık.

Katılımcılar ve paneli düzenleyenlerle ilgili konuşurken, masrafların nerde karşılandığı sorduğumda Fransa ve ABD konsolosluklarının düzenlendiği onların destekleyici olduğunu öğrendim.

Canım sıkıldı ama bakalım ne diyecekler diye girip yerime oturdum.

Panel başladı ve Suriye konusuna geldiğinde Şanlı Türk askerinin orada insanları katlettiğini söylediklerinde dinlemeye başladım. Paneli düzenleyenler katılımcılara söz hakkı verdiklerinde ben sona saklayacağım diyerek cevap verme hakkımı saklı tuttum.

Konu İstanbul sözleşmesine geldi ve İstanbul Sözleşmesi’nden dolayı Kadın hakları ve LGBT hakları ayrılmaz bir bütündür. LGBT haklarını çiğneyip geçmekte buluyorlar. Sakın bu sözleşmeye karşı aykırı yazmayalım diyerek algı yaptıklarına tanık oldum.

Panelin bitiminde aldığım sözümde panelin sponsoru Fransa ve ABD gibi devletlerin özgürlük adı altında buralarda oluk oluk kan akmasına sebep olup, hatta canlı yayında bombaları binlerce insanın üzerine atarak ölümüne sebep oldular. Neyin hesabındasınız Türk Askeri burada yaşayan insanların terörden arındırılması için canını ortaya koyarak yardıma koşmasını taktir edeceğinize katil devletlerin algısını mı yapıyorsunuz dedim. Birkaç çatlak ses çıkarken, bakın ben sizi dinledim diyerek oradakileri çoğunluğunu susturdum. Gelelim İstanbul sözleşmesine diyerek başladığım sözde toplumumuzda kadının yüceliğini anlatıp, bu gibi sözleşmelerle bizleri ayrıştırmak istiyorlar. Amaçlarını size söyleyeyim o zaman diyerek “Ayının kırk türküsü var kırkı da armut üzerine” bunu yapmak isteyen toplum mühendislerinin oyununa bu Millet gelmez diyerek sözümü tamamladım.

Şimdi bunu niye anlattın diyeceksiniz.

Bizleri parçalayıp ayrıştırmak için çaba sarf eden Siyonistlerin içimizdeki payandaları Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın iptalinden sonra muhalefet bağırmaya başladı. Teşekkür ediyoruz bu milletin bir ferdi olarak iptal kararı veren Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a.

Fransa ve ABD destekli toplantıya 2 sene önce gitmiştim ve orada bahse konu sözler konuşulmuş, tepkimi onlara koymuştum. Şimdide toplantıda algı operasyonu yapmaya çalışanlar gibi Muhalefet bozuk plak gibi çalmaya başladılar. Bunlara hadi oradan diyeceğim çünkü; geçti borun pazarı bu millet uyandı sürün eşeğinizi fransa’ya muhalefetin çatlak sesleri neden iktidara gelemiyorsunuz biliyormusunuz?

Size de söyleyeyim “Ayının kırk türküsü var kırkı da armut üzerine” Siyonistlerin bizleri bölüp ayrıştırmak için onların ağzıyla konuşmanızı bu millet yutmuyor bilesiniz. Demek oluyor ki; hepiniz aynı yerden yönetiliyorsunuz.

Bir sonraki yazımda İstanbul sözleşmesinin aileyi nasıl parçaladığını yazacağım şimdilik

hoşçakalın.

Araştırmacı Gazeteci Yazar

Vehbi Korkutata

YORUMLAR

  • 0 Yorum