Medya Yenigün

Çelik ve Tüfenkçi “Üreten Türkiye Konuşuyor” toplantısındaydı

Çelik ve Tüfenkçi “Üreten Türkiye Konuşuyor” toplantısındaydı
231
02 Nisan 2017 - 0:01

AB Bakanı Çelik ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci’nin Katılımıyla Adana’da “Üreten Türkiye Konuşuyor” toplantısındaydı

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) iş birliğinde “Üreten  Türkiye Konuşuyor” toplantısı düzelendi.

TÜYAP Fuar Alanında düzenlenen programa Avrupa Birliği (AB) ve  Başmüzakereci Ömer Çelik, Gümrük ve Ticaret Bakanı  Bülent Tüfenkci, Vali Mahmut Demirtaş, Adana Milletvekili Fatma Güldemet Sarı, Necdet Ünüvar, Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, kamu ve sivil toplum kurulu temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.

Programın açılışında konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, ülke olarak daha fazla üretme iradesini gösterecekleri bu toplantılardan ikincisini Adana’da yaptıklarını, toplantı sonucunda çıkacak raporları Bakanlar Kuruluna getireceklerini söyledi.

FETÖ’nün darbe girişiminin ardından tüm piyasaları açtıklarını anlatan Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, bankacılık işlemlerinin devam ettiğini, vatandaşların “TL etkilenmesin” diye dövizlerini bozdurduğunu anlattı.

Kendilerinin de bunun karşılığı olarak ciddi anlamda ekonomik teşvik paketlerini hayata geçirdiklerini dile getiren Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, şöyle konuştu:

“Baktığınız zaman tüm bu olumsuz tabloya rağmen Türkiye 2016’da yüzde 2,9 büyüme başarısını gösterdi. Eğer bu darbe girişimi olmasaydı, bu saldırılar olmasaydı Türkiye yüzde 4,5’in daha üzerinde bir büyümeyi gerçekleştirecekti. Bu darbenin görünen faturası Türkiye’ye yüzde 1,5 kadar küçülme. Biz, sizler, tüm üreten kesim Türkiye’nin gelişmesi noktasında göstermiş olduğu irade, yurt dışı pazarlara açılma noktasında hükümetimizin almış olduğu teşvikler 2017 içinde de inşallah bu oranların çok daha üzerinde, yüzde 5’lerde bir büyümeyi ve daha üzeri bir büyümeyi bu  Türkiye yakalamış olacak. Şimdi mart ayı ihracat rakamlarına baktığımız zaman da Türkiye’nin bu anlayışla bir önceki yıla göre daha iyi rakamları yakaladığımızı da göreceğiz.”

Sadece sanayiciye değil, küçük işletmelere ciddi teşvikler verdiklerini, orta ölçekli işletmelere kredi desteği sağladıklarını belirten Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, özellikle çıkartılan sicil affı konusunda kendilerine sanayiciden uygulama konusunda bazı şikayetler geldiğini, bu konuda yine banka ve ilgili kesimlerin katımıyla yapılacak toplantıda affın tam olarak uygulanmasını isteyip takip edeceklerini aktardı.

Şirket kuruluş ve tasfiye işlemlerini basitleştirdiklerini ve maliyeti düşürdüklerini, karekodlu çek uygulaması gibi çeke itibar kazandıracak çalışmalar yaptıklarını, çekle ilgili şikayetlerin azaldığını, küçük işletmelerin finansmana erişimi önündeki engelleri kaldırdıklarını anlatan Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, tarım ürünlerinin değerlerini daha iyi kazanması için lisanslı depoculuk sistemini hayata geçirdiklerini, bu yönde üreticiye yaptığı masraflar hakkında destek verdiklerini söyledi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, ürün ihtisas borsasının kuruluşunu da tamamladıklarına işaret ederek, “Cumhurbaşkanımız da imzaladıktan sonra bu da yürürlüğe girmiş olacak. Yeni bir piyasayı milletimize kazandırmış olacağız” şeklinde konuştu.

Hal kayıt sistemini getirerek fiyattan üretime kadar ürün hakkında yapılan işlemlerin açıklandığını dile getiren Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, “Ancak biz bunları yeterli görmüyoruz. Özellikle üretici örgütlerinin piyasada daha fazla etkin olmasını sebze ve meyve ticaretinde yaşanan ürün zayiatlarının minimuma indirilmesi üretici tüketici arasındaki fiyat farkının azalmasına yönelik çalışmalarımız sürüyor” dedi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, terörden zarar gören illerin kalkınması için çok önemli olan 23 ilde cazibe merkezinin kurulmasının, Adana, Gaziantep, İstanbul gibi bölgeleri de ham madde temini yönüyle olumlu etkileyeceğini aktardı.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, Türkiye’nin geldiği noktada ve 3 kat fazla büyümesinde temel nedenin siyasi istikrar ve güven olduğunu belirtti.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, milli gelirin 25 bin dolara çıkarılması için yeni bir yönetim şekline geçilmesi gerektiğini kaydetti.

Koalisyon dönemlerinde Türkiye’nin büyüme rakamlarının ya eksi ya da çok düşük kaldığını vurgulayan Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, “Şöyle bir simülasyon yapıldı. Türkiye eğer koalisyonlarla yönetilmeseydi, tek başına iktidarlarla yönetilseydi, Türkiye’nin şu andaki milli geliri 11 bin dolar değil 22 bin dolar olurdu. Yani Türkiye’ye bir Türkiye daha ilave etmiş olurduk. İstikrasızlıklar, darbe dönemleri Türkiye’nin üretim kaybına neden olduğunu, küçülmesine neden olduğunu geriye doğru baktığımızda geldiğimiz nokta itibariyle çok net görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, anayasalarla ekonomi arasında ilişki bulunduğunu, bu konuda Nobel ödülü almış çalışmalar olduğunu söyledi.

Anayasa paketinin sadece bir siyasi mesele olmadığını, aynı zamanda iş dünyasının ve üreten Türkiye’nin bir meselesi haline geldiğini anlatan Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, özellikle yürütme içinde sistemden kaynaklanan krizlerden çok çektiklerini kaydetti.

Ekonomiye ilişkin, anayasa kitapçığı fırlatılmasıyla yaşanan kriz, koalisyon dönemlerindeki ekonomik sorunlar, geçmişte cumhurbaşkanları ile başbakanlar arasındaki çekişmeler ile 28 Şubat döneminde Türkiye’nin kayıplar yaşadığını hatırlatan Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, şöyle devam etti:

“Biz istiyoruz ki artık Türkiye bu sıkıntıları yaşamasın. Bu sistem arızalarından dolayı bu yapıdan kurtularak insanımız istikrarı görsün ve üretime odaklansın, işine odaklansın. 5 yıl seçim bu ülkede olmasın ve sanayicimiz, ihracatçımız kendi işine baksın, işini büyütsün aşını büyütsün, daha fazla gencimize istihdam bulalım, üretelim. Dolayısıyla tüm amacımız esasında Türkiye’nin yeni bir başarı hikayesini sağlamasıdır. Ben kesinlikle inanıyorum ki bu anayasa reformu aynı zamanda önemli reformlardan birisi. Türkiye’nin yeni bir atılım sağlayacağı yeni bir başarı hikayesi yazacağı bir dönemi, inşallah 16 Nisan’dan sonra ‘evet’ çıktığında cumhurbaşkanı hükümet sistemiyle beraber, bu başarı hikayesini de hep beraber yakalamış olacağız.”

Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, özellikle üretim ve yatırım ortamını rahatlatıcı kararların hızlı bir şekilde alınmasını sağlayacak bir yönetimin Türkiye için yeni bir başarı hikayesi olduğunu kaydetti.

Adana’nın 2002 yılında ihracatı 462 milyon dolar iken 2016 yılında bu rakamın 2,5 kat artarak 1,6 milyar dolara ulaştığını, aynı dönemde kentin ithalatının 618,7 milyon dolardan 1 milyar 888 milyon dolara çıktığını belirten Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, ihracat artış miktarının ithalat artış miktarından daha fazla olduğunu, bunun da kentin üretim gücünü gösterdiğini vurguladı.

Kentin 2002 yılında 20 bin 67 olan firma sayısının 2015’te yüzde 73 artarak 34 bin 677’ye yükseldiğini, 2002-2015 yıllarında bölgesindeki illerde toplam firma sayısının yüzde 61 arttığını ifade eden Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, şöyle devam etti:

“Bir diğer önemli gösterge, esnaf ve sanatkâr sayılarıdır. 2013’te Adana’da esnaf ve sanatkârlarımızın sayısı 38 bin 131 iken 2016 yılında yüzde 10 artarak 41 bin 803’e yükselmiştir. Burada bulunan şehirlerimizdeki esnaf ve sanatkar sayısı yüzde 12, ülke genelindeki esnaf ve sanatkar sayısı ise yüzde 12,5 artış göstermiştir. Hükümetimiz esnafımıza her dönem destek olmuştur ve bu desteği yıllar itibariyle artırmıştır. Adana’da 2002-2016 arası dönemde kredi alan esnaf ve sanatkâr sayısı 28 kat artarak 382’den 10 bin 777’ye yükselmiştir. Adana esnaf ve sanatkârlarına kullandırılan Hazine destekli kredi miktarı 356 kat artmış, 468,7 milyon TL’ye ulaşmıştır. Ülke bazında ise 132 kat artarak 20,4 milyar TL olmuştur. ”

Avrupa Birliği Bakanı ve  Başmüzakereci Ömer Çelik ise, fırtınalı yollarda aracın kontrol altına alınması için fren yerine gaza basılması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye’nin yerinde sayan, siyasi krizlerde fay kırıklarına, vesayet marketlerine, bir takım müdahale AVM’lerine tahammül etme lüksü yoktur” dedi.

Dünyadaki bütün parlamentoların bir kurtuluş savaşı sonrası kurulduğunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) ise kurtuluş savaşından önce kurulup savaşı komuta ettiğini belirten Avrupa Birliği Bakanı Çelik, “TBMM Dünya’da bunun tek istisnasıdır. TBMM Kurtuluş Savaşı’ndan önce kurulmuş, Kurtuluş Savaşı’nı komuta etmiş bizzat başkomutanlık yaparak gazi unvanını almıştır. Kurtuluş Savaşında Polatlı’da tank sesleri duyulurken meclisi terk etmeyenlerin torunları 15 Temmuz gecesi FETÖ’nün saldırısında meclisi açmış 2. kez gazi unvanını hak etmiştir. Cumhuriyeti kuran kadro Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları henüz cumhuriyet ilan edilmeden İzmir İktisat Kongresi’ni toplayarak silahla kazanılan bağımsızlığın ekonomiyle de kazanılmasına ilişkin vizyon oluşturmuştur” diye konuştu.

AB Bakanı Ömer Çelik, Türkiye’nin tarihte 2 kere hasta adam muamelesi gördüğünü belirterek, şöyle konuştu:

 

“Tarihte 2 kere hasta adam muamelesi gördük. Biri 1800’lü yılların sonunda ekonomi olarak çökmüş olmamış, tüm Dünya’nın gözü önünde devletimize Osmanlı imparatorluğuna hasta adam muamelesi yapılıyordu. O hasta adam olma durumundan taze cumhuriyeti kurarak çıktık, zinde bir kuvvet olarak yeniden dünya sahnesinde yerimizi aldık.1990 ve 2000’li yılların başında da benzer söylem söz konusuydu o dönemde de Türkiye’ye hasta adam yakıştırması yaklaşık 100 yıllık bir aradan sonra tekrar yapıştırılmaya başlanmıştı. O süreçten de 2002den beri Türkiye’de inşa ettiğimiz istikrar, ortaya koyduğumuz vizyon, demokrasinin güçlenmesi, vatandaş iradesinin devlet hayatına yansıması, ekonomik olarak büyümesi Türkiye’nin dış dünyadaki sesinin güçlenmesi şeklindeki vizyonla çıktık. 2002’de kurduğumuz vizyon o kıskaçtan çıkmamızı sağladı. Artık önümüze bakıyoruz.”

15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye’nin ekonomik anlamda çökmediğini kaydeden Avrupa Birliği Bakanı Çelik, bu göstergenin Türkiye’nin büyük bir devlet olmasından kaynaklandığını söyledi. Çelik, “O gece gazi milletimizi büyük bir fedakârlıkla FETÖ’nün devletimizi işgal ve Türkiye’de rejimi değiştirme girişimine karşı güçlü duruş sergilerken siyasi kadrolardan daha önce aziz milletimiz sokaklarda dün içinden geçtiği koşullarda biricik değerimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni daha çok düşünmek güçlendirmek durumundayız” şeklinde konuştu.

Dünya’da daha önce bugüne kadar hiç yaşanmamış olaylar olduğunu belirten Avrupa Birliği Bakanı Çelik, daha sonra şu ifadeleri kullandı:

Bugün 2. dünya savaşından bugüne kadar hiç rastlamadığımız tartışmalarla karşı karşıyayız. Dünyada adı konulmamış bir eksen kayması yaşanıyor. İlk defa bir ABD Başkanı küreselleşmeye karşı olduğunu ifade etmektedir. İngiltere’nin AB’den ayrılma sürecine destek vermekte ve ABD’den serbest ticarete karşı açıklamalar duyuyoruz. Kapalı toplum ve devlet yapısı olarak atfedilen  Çin’den, devlet başkanının Davos’taki konuşması gibi serbest ticaret ve küreselleşmeden yana bir takım açıklamalar duymaktayız. Transatlantik ilişkilerde ABD ile AB arasında tartışmalar olduğunu görüyoruz. İlk defa Çin ve ABD arasında bir takım çatışma durumlarından bahsedilmektedir. Bu sebeple hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor. Türkiye’nin tüm bu tehlikeli sular içerisinde iyi bir şekilde yönetilmesi hepimizin birinci önceliği olmak durumunda. Türkiye’nin tam ortasından bir çizgi çektiğinizde yukarı baktığınızda AB’nin yükselen ırkçılığı ekonomik kriz, göçmen krizinin siyasi tartışmaları ve bazı ülkelerde aşırı sağ ırkçı siyasetin yükselmesi, Türkiye’nin dikkatle izlemesi gereken devletimizin bekası milletimizin geleceği açısından hassasiyetle baktığımızda Irak ve Suriye’yle 1295 kilometrede ulusal otorite yok, ordu gücü yok. Milli çıkarlarımızı ulusal güvenliğimizi korumak için çok daha hassas süreçleri ince metotlarla sürdürmek durumundayız.”

AB Bakanı ve  Başmüzakereci Ömer Çelik, bu güç problemleri karşısında Türkiye’nin gazını kesmeden yolunda emin adımlarla ilerlemesi gerektiğini belirtti.

Avrupa Birliği Bakanı Çelik, “Yeniden sanayileşmeden 4. Sanayi devriminden bahsediliyor. Tüm bu güç problemler, siyasi krizlerin ortasında yerimizde sayamayız. Daha ileri doğru hamle yapmak durumundayız. Bu izlediğimiz yolu, bir takım trafikle ilgili ileri sürüşte anlatırlar. Eğer fırtınalı yoldaysanız ve arabada sarsılma varsa sakın arabayı kontrol altına almak için fren yapmayın araba takla atar. Arabanın istikametini düzeltmek için gaza basmak zorundasınız. Dışarıdan pek çok analizde şunu söylüyorlar, terör, kuzeyde sorunlar var güneyde sıkıntılılar var. Türkiye niye bunları tartışıyor diyorlar? Yerimizde sayamayız olumsuz hava koşulları varsa ondan uzaklaşmak için duramayız daha da hızlanmak ve daha ötesine ulaşmak durumundayız. Yerinde sayan siyasi krizlerde fay kırıklarına vesayet marketlerine bir takım müdahale AVM’lerine tahammül etme lüksü yoktur. Türkiye’nin ekonomisini büyütmek, demokrasisini güçlendirmek durumundadır dış politikadaki yerini güçlendirmek sesini duyurmak zorundadır” ifadelerini kullandı.

Yozgat araç kiralamaYozgat evden eve nakliyat