marmaris tekne turları
CUMHURİYET’İN KURULUŞU. ‘’BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN’’ « Medya Yenigün

Medya Yenigün

CUMHURİYET’İN KURULUŞU. ‘’BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN’’

CUMHURİYET’İN KURULUŞU. ‘’BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN’’
Avatar
Hasan Alparslan( hasan@medyayenigun.net )
296
30 Ekim 2019 - 0:12

Osmanlı İmparatorluğu’nda, ikinci Meşrutiyetin ilanından altı yıl sonra Birinci Dünya Savaşı başladı.
1914’te başlayan Birinci Dünya Savaşı’na dünyanın belli başlı devletleri katıldı.
Dört yıl süren savaş sonunda bizimle birlikte olan devletler yenildi.
Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıldık.
Ülkemiz İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı.

Ulusuna inanan, güvenen Mustafa Kemal Paşa,19 Mayıs 1919’da Samsun’a geldi. Erzurum’da, Sivas’ta kongreler düzenledi.
Mustafa Kemal Paşa “Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir.Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır.” diyordu.
Yurdun dört bir tarafından gelen ulus temsilcileri -milletvekilleri- 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplandı.

Meclis, Mustafa Kemal Paşa’yı başkan seçti. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlattı.
Bir yandan efeler, dadaşlar, seğmenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular.
Öte yandan düzenli ordular İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da savaştılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.

İmzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni bir devlet doğdu. Bu doğan devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemişti.

23 Nisan 1920′de TBMM’nin açılışı ile milli egemenliğe dayalı yeni bir devlet kurulmuştu. Ancak Kurtuluş Savaşı devam ederken, milli birlik ve beraberliğin bozulmaması için rejimin adı konulmamıştı.

Saltanatın kaldırılmasının ve Lozan Antlaşması’nın ardından TBMM’de en çok tartışılan konulardan biri, yeni devletin niteliği sorunuydu.
Hükümetinin dayandığı prensipler demokratikti ama bir taraftan da adı “Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti” idi.
Kendisi bir hükümet olan TBMM’nin ayrı bir hükümeti ve bu hükümeti yönetecek bir başbakanının bulunmaması, meclis içinden bakanların seçiminde adayların gerekli oyu sağlamakta güçlük çekmeleri, sürekli sorunlara yol açmaktaydı.
Bu şekil demokrasi idarelerinden hiç birine benzemiyordu.

Bazı yabancı ülkeler, Lozan Antlaşmasını imzalamak ve onaylamak için yeni devlet rejiminin daha açık bir şekilde belirlenmesini istiyorlardı.
Devlet Başkanlığı görevini, o güne kadar, [TBMM] başkanı olan Mustafa Kemal Paşa yürütmüştü.
Yeni devletin şeklinin belirlenip başkanının da seçilmesi gerekiyordu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 29 Ekim 1923′te ortaya çıkan kabine bunalımı sonucunda, bu yönetim şeklinin kusurları daha net ortaya çıkmış ve 29 Ekim’de Anayasanın ilgili maddeleri değiştirilerek, ülkenin yönetim şekli cumhuriyet olarak belirlenmiştir.

Sebepleri
Mustafa Kemal Paşa tavsiyesi ile 27 Ekim 1923′te Ali Fethi (Okyar) Bey başkanlığındaki hükümetin istifası ve Cumhuriyet Halk partisi grubunun yeni hükümet listesi üstünde anlaşmaya varamamıştı.,

Mustafa Kemal Paşa 28 Ekim gecesi arkadaşlarını toplayarak sorunun gerçek çözümüyle ilgili düşüncesini açıkladı ve devletin niteliğinin cumhuriyet olduğunu saptayan bir yasa tasarısı hazırladı.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi 11 Ağustos 1923’te ilk toplantısını yaptı.13 Ekim 1923’te Ankara Başkent oldu.
Atatürk; düşmanın ülkeden atılıp sınırlarımızın belirlenmesinden sonra, çoktan beri tasarladığı cumhuriyetin ilanı üzerinde hazırlıklar yapmaya başladı.
28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe çağırdı.
Onlara , “Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.”Dedi.

29Ekim 1923 yılında, Halk Partisi Meclis Grubu bakanlar kurulu listesi üzerinde anlaşamayınca, bazı milletvekilleri Mustafa Kemal Paşa’dan fikir sorulmasına karar verdiler.
Mustafa Kemal Paşa, Gruptan bir saat mühlet istedi. Bu müddet zarfında birçok milletvekilini odasına çağırarak gece hazırladıkları kanun tasarısı hakkındaki düşüncelerini öğrendi.
Sonra grup toplantısında söz alarak Anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi gereğini açıkladı ve okumak üzere tasarıyı kâtiplerden birine verdi.

Tasarıda: “Hâkimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır.
Türkiye Devletinin hükümet şekli cumhuriyettir” gibi esaslar vardı. Uzun görüşmelerden sonra Cumhuriyetin ilanı parti grubunda kabul edildi.
Sonra derhal Büyük Millet Meclisi toplandı.

Evvela Anayasa Komisyonunun tutanağı okundu. Milletvekillerinden Yunus Nadi, Vasıf Çınar, Eyüp Sabri, Rasih Hoca kürsüye çıkarak cumhuriyetten yana ateşli nutuklar söylediler.
Şair Mehmet Emin (Yurdakul) heyecanlı bir konuşmadan sonra bütün milletvekillerini “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırmağa davet etti.
Bütün milletvekilleri ayağa kalkarak üç defa “Yaşasın Cumhuriyet!” diye bağırdılar.
29/30 Ekim 1923 Pazartesi saat 20.30′da kanun kabul edildi. Artık Türk Devletinin adı konmuştu: Türkiye Cumhuriyeti.

Aynı toplantıda Büyük Millet Meclisi oy birliği ile Cumhurbaşkanlığına Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı seçti.
Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanı vakur ve sevinçli bir yüz ile kürsüye çıktığı zaman büyük bir alkış kopmuş, bu sürekli alkışlar arasında konuşan Mustafa Kemal Paşa, “Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır” cümlesiyle konuşmasına son vermiştir.

Cumhuriyet; yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yönetimdir.
Ulus temsilcilerinin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesidir.
Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur.
Cumhuriyet’i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın görevidir.
‘’Bayramımız kutlu olsun’’. Saygılarımla
Hasan ALPARSLAN Araştırmacı, Gazeteci- Yazar.

rokettube
marmaris tekne turu