EĞİTİMLİ VE AHLAKLI OLMAK.. NE DERSİNİZ SİZCE DE ÖYLE DEĞİL Mİ?

‘’Eğitimli ve ahlaklı İnsan’, topluma yön veren ve toplum duyarlılığını öne alan insandır

EĞİTİMLİ VE AHLAKLI OLMAK.. NE DERSİNİZ SİZCE DE ÖYLE DEĞİL Mİ?
06 Haziran 2017 - 14:12
‘’Eğitimli ve ahlaklı İnsan’, topluma yön veren ve toplum duyarlılığını öne alan insandır.
Uşak değil, efendi ,yıkıcı değil yapıcı insandır. Yani kendi kendini eğitebilen, yetiştirebilen, öğrenmeyi ve danışmayı acizlik saymayan, tarihinden feyiz alarak geleceğe yön veren, vatanını-milletini- bayrağının seven ve kutsiyetine inanan , demokrasinin bütün kurallarını kabullenmiş, milli ve manevi değerleri koruyan, halkımızın hassasiyetlerine saygı duyan, ülkemizin soysa- ekonomik kalkınmasına, huzur- güven ve istikrarına katkı yapan, devletin; ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü savunan münevver bir kişiliktir..

İnsanı yücelten, onu benliğinin ve dış- güç karanlık odakların esiri olmaktan kurtaran, toplumun malı yapan kişilikler ise mensup olduğu toplumla ilgili milli ve manevi dik duruş sergiler. Ülkeyi daha mamur vatandaşları daha müreffeh, ekonomiyi daha güçlü yapmak eğitim süzgecinden geçen onurlu hassasiyetin bir kaynağını oluştururlar.

Bireylerin ve toplumların gelişmesi ve medeniyet hedefine doğru yürümesi ancak eğitimle ve ahlaklı olmakla mümkündür. İnsanların ömür boyu karşılaştığı sorunların temelinde eğitimsizlik ve ahlaksızlık yatmaktadır. Eğitim, sadece okullarla sınırlı olmayıp hayat boyu öğrenmeyi ve kendini ahlaklı olarak yetiştirmeyi kapsayan çok yönlü bir faaliyettir. Bu sürecin fayda sağlaması, insanı mutlu, toplumu huzurlu kılması insanın kendisini kültürlü ve eğitimli olarak hazırlamasına ve yetiştirmesine bağlıdır. İnsanın bireysel gelişimi destekleyici nitelikte faaliyetlerle değerlendirilmesi hayati önem taşımaktadır.

İnsan hayatında ’bireysel gelişim’de çok önemlidir ve eğitimin olmasa olmaz tamamlayıcı unsurudur ve ahlakın temel taşını oluşturur. Eğitim önce ailede başlamaktadır. Kişiler ailelerini seçme gibi şansa sahip olmadığından, büyük ihtimalle ailenin özelliklerine göre şekillenirler.

Cehaletin, okuma seviyesiyle doğru orantılı tutulduğu toplumlarda üzerinde durulmayan ve önemsenmeyen durum, eğitim sanılanın aksine akademik seviye sağlayan bir özellik olmasının çok dışında insanın daha çocukluğundan itibaren alması gereken, onu ahlaklı olarak hayata hazırlayan birikimdir. Yani eğitimsizlik, öğrenim almamış olmak değil, gelişen ve değişen dünyayı irdeleyen bakış açısına sahip olmamak demektir.

Ülkemizde yaşanan kısır tartışmaları ve sürekli siyasi hesapları incelediğimizde, ortaya konan problem ve eleştirilen bir çıkmaza doğru yönelmekte olduğunu görmekteyiz. Çünkü olması gereken tartışmalar olması gerekenin oldukça uzağında seyretmektedir. Artık ekonomik, sosyal ve siyasal aksaklıkların temelinde yatan gerçeğin ‘’Eğitim- ahlak’’ ve ‘’Eğitimsizlik- ahlaksızlık ’’ kavramlarıyla doğru orantılı olarak değiştiğini tespit edip, çözüm ve uygulamaları bu yönde gerçekleştirmek gerekmektedir. Ancak burada belirtilen eğitim gereğini yalnızca okul kavramıyla eşdeğer anlamamak doğru bir yaklaşım olacaktır. Dolayısıyla, Eğitim, aile, okul sosyal yaşam ve bireylerin kendi kendilerini eğitmesini içeren çok yönlü ve sürekli değişen bir kavramdır.

Eğer topyekûn bir kalkınma ve hayatın her aşamasında gerçek manada demokrasi ve insan haklarını yaşamak istiyorsak, insanları tek ve eşitsizlik değil, toplumu hep beraber, doğru, eşit ve ahlaki olarak eğitmek yönünde uğraşmak daha gerçekçi bir çözüm şekli olacaktır. Her ne kadar, bireyler arasında fırsat eşitliği bilinen bir gerçek ise de, ayni bireylerin yeni eğitim yollarını araması karşılarına çıkacak engellerin ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.
Bütün bu hususların odak noktası insandır. Dolayısıyla, eğitim kavramının her alt sistemi bu gerçekçi noktayı hedef almalı ve ona yönelmelidir.

Tarihin akışı içerisinde, eğitim ve kültür seviyesini ahlaki vecibelerle en uygun düzeye getirmiş olan toplumlar hızla ilerlemiş ve büyümüştür. Çünkü eğitimli bireyler sürekli kendilerini yenileyerek, tüm toplumun kendisini yenilemesini ve gelişmesini sağlamıştır. Bu itibarla, insanlık tarihindeki hak ettiğimiz yeri alabilmek ve çözümsüzlüğün uzağında yaşamak istiyorsak eğitim ve insan kavramının ilk planda tutulması gerekir.

Okumalıyız, araştırmalıyız. Şartlara ve engellere aldırmadan kendimizi ve toplumumuzu milli -manevi ve ahlaki değerlerle sürekli yenilemeliyiz. Unutmamamız gerekir ki, çağdaş bir toplum, eğitimi medeniyet belirleyicisi yapmış bireyler tarafından oluşturulacaktır.
Eğitim konusunda ünlü yazar Victor Hugo diyor ki; ‘’Bir milletin büyüklüğü; nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı, fazilet sahibi ve eğitimli insanların sayısı ile belli olur’’.
Ne dersiniz, sizce de öyle değil mi? Saygılarımla.
Hasan ALPARSLAN Araştırmacı, Gazeteci- Yazar.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum