Medya Yenigün

“Günümüzde Çağdaş Sanatın Dünyada ve Türkiye’deki Durumu” tartışıldı

“Günümüzde Çağdaş Sanatın Dünyada ve Türkiye’deki Durumu” tartışıldı
193
21 Kasım 2019 - 17:15

Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü tarafından düzenlenen “Günümüzde Çağdaş Sanatın Dünyada ve Türkiye’deki Durumu” adlı sanat söyleşisi Resim Bölümü Başkanı Ressam Muzaffer Tire’nin moderatörlüğünde gerçekleşti.

Ziraat Fakültesi İ. Akif Kansu Toplantı Salonunda Ressam Ekrem Kahraman ve Ressam Kadir Akyol’un konuşmacı olduğu söyleşide Muzaffer Tire, 20. Yüzyılın başlarında ortaya çıkan öncü akımlar içerisinde yer alan Dushanbe, Picasso gibi isimlerin geleneğe başkaldırarak sanat anlayışında gerçekleştirdikleri yeniliklerin çağdaş sanatı da etkilediğini söyledi. Tire, Dushanbe’nin hazır yapımları, Picasso’nun resimlere boya dışında malzemeler sokması 2. Dünya Savaşı sonrası sanat ortamını etkileyen yenilikler olduğunu ifade etti. Bunun yanında gelenekçilerin de kendilerini ifade etmek için başvurdukları yöntemlerini performans sanatının öncüsü olduğunu vurguladı. Tire, “Çağdaş sanat oldukça, her ne kadar 1950’lerden bu yana sanat yaşantısını ve ortamını etkilemiş bir üretim ve düşünme biçimi olsa da oldukça kapsamlı, derin, geniş bir algı biçimi, bir değer biçimi algı biçimi oluşturmaktadır” dedi.

Ekrem Kahraman da konuşmasında, sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada sanat ve piyasanın iç içe geçmiş durumda olduğunu söyledi. Kahraman, “Hayatın içinde para olmadan olmuyor, doğru fakat paranın girdiği her yerde de başta ahlak olmak üzere ekonominin merkezinde duran bu güç, her şeyi allak bullak ediyor. Ve farkına bile varmıyoruz” diye konuştu.

“Akademik mantığın içine hapsedilen her bilgi hayattan kopar” diyen Ressam Kahraman, şöyle devam etti:

“Hayattan koptuğu zaman hayatın tam göbeğinde olan kültürde de ister istemez kopukluklar başlıyor. Aslında sanat, kültür, para, makam gücü ve bütün bu ilişkileri doğru olarak kavrayamadığınızda bütün ömrünüzü yanlış hikayeler peşinde geçirirsiniz” diye konuştu.

Ressam Kadir Akyol ise kişinin önce kendisini tanıması gerektiğini, kişi kendini tanıdığında dışa açılmaya başladığını belirterek, “Kişi birçok bilgiyi almaya başlıyor ve farkındalıkları gelişiyor ve hayatı sorgulamaya başlıyor. Bilgiyi bilen bir kimse onu nasıl kullanacağını biliyor. Bilgiyi öğrenmekle birlikte çağı takip etmek gerekiyor” dedi.

“Ben niçin yaşıyorum” sorusunu kendine sorduğunu söyleyen Akyol, ”Hayatta sanatın önemini görüyorum. Çünkü sanat benim için bir araçtır. Çünkü hayatı yumuşatmak için sanat gereklidir” dedi.

1980’den sonra internetin bünyemize girmesiyle beraber dünyadaki bütün sınırların kalktığını ifade eden Akyol, kullanılan bu teknolojinin sanata yansıdığını ve bunu iyi kullanan kişilerin sanatta iyi noktalara geldiğini sözlerine ekledi