marmaris tekne turları
HAKLARIN KULLANILMASINDA SÜRE KISITLARI « Medya Yenigün

Medya Yenigün

HAKLARIN KULLANILMASINDA SÜRE KISITLARI

HAKLARIN KULLANILMASINDA SÜRE KISITLARI
Nevzat Küçükdöğerli
Nevzat Küçükdöğerli( nethabergazetesi@hotmail.com22 )
8
15 Eylül 2020 - 0:37

Yılın sonuna yaklaştığımız şu günlerde, hak kaybına maruz kalmamak için bilinmesi gereken kimi yasal düzenlemeler kısaca şöyledir;

*.2019 Yılında İndirimli KDV Oranına (%1, %8) Tabi Mal Teslimi ve/veya Hizmet İfası Olanlar KDV İadesi İçin 2020 Yılı Sonuna Kadar İade Talebi Oluşturmalı

Bilindiği üzere mal teslimi ve hizmet ifalarında genel KDV oranı %18’dir. Ancak kimi mal ve hizmetler için bu oran Kararname ile indirimli olarak %1, %8 oranında uygulanmaktadır. Örneğin  konut teslimi, sağlık hizmetleri, konaklama hizmetleri, yiyecek ve içecek sunumu hizmetlerinde vb.

Vergi oranları indirilen teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarlarının iadesi mümkün olup, iade için katı bir süre sınırı uygulanmaktadır. Şöyle ki Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği uyarınca mükelleflerin, indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan iade taleplerini, en geç indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin beyannamelerin (yılın sonuna kadar verilen Ocak-Kasım vergilendirme dönemlerine ilişkin verilen düzeltme beyannameleri dahil) herhangi birinde iadeye konu olan KDV alanında beyan etmeleri ve indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonuna kadar standart iade talep dilekçesiyle birlikte iade talepleri için Tebliğin ilgili bölümlerinde sayılan belgelerle (teminatla talep edilen iadelerde teminat dahil) vergi dairelerine başvurmaları zorunludur. Bu sürelere uygun olarak YMM KDV İadesi Tasdik Raporuyla talep edilen iadelerde, söz konusu YMM Raporunun, indirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği yılı izleyen yılın sonundan itibaren altı ay içinde ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi ivedilikle incelemeye sevk edilir.

Örnek 1: (Y) Gıda A.Ş., 2019 yılında yaptığı indirimli orana tabi teslimlerinden doğan KDV iadesini 2020/Temmuz beyannamesinin “Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” tablosundan 439 kodlu satırı seçerek beyan etmiştir. Mükellef 15/11/2020 tarihinde standart iade talep dilekçesi ve belgeleri ibraz etmiş ancak bu iade talebine ilişkin yüklenilen KDV listesini vermemiştir. Mükellef, yüklenilen KDV listesini 15/7/2021 tarihinde sisteme girmiştir.

Buna göre, (Y) Gıda A.Ş. KDV iade talebini süresinde beyan etmekle birlikte, yüklenilen KDV listesini süresinde (31/12/2020 tarihine kadar) sisteme girmediğinden mükellefin iade talebi reddedilecektir.

Örnek 2: (M) İnşaat Ltd. Şti. 2019 yılında teslim ettiği indirimli orana tabi konutlarla ilgili olarak vermiş olduğu 2020/Kasım beyannamesine ilişkin 439 kodlu satırda 500 bin TL “İadeye Konu Olan KDV” beyan etmiştir. (M) İnşaat Ltd. Şti., 27/12/2020 tarihinde standart iade talep dilekçesi ve diğer belgeleri ibraz ederek artırımlı teminat vermek suretiyle iade talebinde bulunmuştur. Buna göre, (M) İnşaat Ltd. Şti., 2019 yılındaki indirimli orana tabi işlemlerinden kaynaklanan KDV iadesini süresi içinde usulüne uygun olarak talep ettiğinden, iade talebi vergi dairesi tarafından değerlendirilerek sonuçlandırılacaktır.

*.2020 Yılı İçerisinde Gerçekleşen İndirimli Orana Tabi İşlemler Kapsamında Yine 2020 Yılı İçerisinde Mahsuben Ya da Nakden İadesi Talep Edilen Tutarlara İlişkin YMM Raporları En Geç 31.01.2021 Tarihine Kadar Vergi Dairesine Verilmeli

2020 yılı içerisinde indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklı, yılı içerisinde mahsuben ya da nakden (indirimli orana tabi konut ile 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (II) sayılı listenin (B) bölümünün (Değişik ibare:RG-5/12/2017-30261) 28, 29 ve 31 inci sırası kapsamındaki malların teslimlerinden doğan) iade taleplerine ilişkin YMM raporlarının en geç 31.01.2021 tarihine kadar verilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde İdarenin uygulamalarına göre iade talebi geçersiz sayılmaktadır. 2020 yılında indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklı olup 2020 yılına ait aylık beyannamelerde talep edilen, ancak 31.01.2021 tarihine kadar mahsuben ya da nakden talep edilemeyen tutarların en geç 2021 yılı Ocak dönemi beyannamesinin 106 no.lu satırına ilave edildikten sonra, 2021/1-11 dönemlerine ait KDV beyannamelerinde yıllık olarak talep edilebilir. Bunlar için ayrıca YMM raporu yazılması gerekecektir.

*.İmalat Sanayiine Yönelik Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamındaki İnşaat İşlerinden Kaynaklı KDV İadelerinde Kasım Ayı Beyannamesinin Önemi

Sanayicilerin inşaat yatırımlarının uzun süre alması ve yatırımlar için ödenen KDV’lerin yatırım döneminde, satışların başlamaması ya da az olmasından ötürü indiriminin pek mümkün olmaması dolayısıyla yatırımcıların ödedikleri KDV finansal sıkıntıya yol açmaktadır. Bu sebeple KDV Kanununun geçici 37. maddesinde imalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan inşaat yatırımlarına ilişkin KDV’lerin iadesi öngörülmüştür.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği uyarınca İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında;

– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle ilgili yılın ilk altı aylık döneminde söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin bu altı aylık dönemi izleyen bir yıl içinde,

– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle ilgili yılın ikinci altı aylık döneminde söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin bu altı aylık dönemi izleyen bir yıl içinde,

– 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle ilgili yılda söz konusu yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere düzenlenen faturalarda yer alan ve aynı yılın sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin söz konusu yılı izleyen yıl içinde talep edilmesi halinde iadesi öngörülmektedir.

Buna göre  İade;

– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde ilgili yılın ilk altı aylık döneminde yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken aynı yılın Temmuz, en geç ilgili yılı izleyen Mayıs dönemine ait KDV beyannamesine,

– Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde ilgili yılın ikinci altı aylık döneminde yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken ilgili yılı izleyen yılın Ocak, en geç Kasım dönemine ait KDV beyannamesine,

– 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde ilgili yılda yüklenilen ve söz konusu yılın sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV için en erken bu yılı izleyen yılın Ocak, en geç Kasım dönemine ait KDV beyannamesine dahil edilerek talep edilebilir.

Örnek 1: Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2019 yılının ikinci altı aylık döneminde (1/7/2019-31/12/2019) yüklenilen ve bu süre içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV, en erken Ocak/2020, en geç Kasım/2020 dönemine ait KDV beyannamesine dahil edilerek iade talep edilebilir.

Örnek 2: 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işlerinde 2019 yılında yüklenilen ve 2019 yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV, en erken Ocak/2020, en geç Kasım/2020 dönemine ait KDV beyannamesine dahil edilerek iade talep edilebilir.

*.Yüzde 5’lik Vergi İndiriminden Doğan Alacağı Olanlar Hak Kaybı Yaşamamak İçin Süresi Geçmeden Mahsuben İade Talebinde Bulunmalı

Bilindiği üzere Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121. maddesinde yapılan düzenleme ile beyannamelerini zamanında veren, vergisini zamanında ödeyen ve belirtilen diğer şartları taşıyan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’ini, ödenmesi gereken vergiden indirme imkanı getirilmiştir. Hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1.400.000 TL’den fazla olamaz.

Vergi indiriminden;

– Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar,

– Finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere kurumlar vergisi mükellefleri aşağıdaki şartları taşımaları kaydı ile yararlanabilmektedirler.

  1. a) İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş ve indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması,
  2. b) İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıl içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması,
  3. c) Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları ile fer’i alacaklar dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması,

ç) Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde sayılan fiillerin işlenmemiş olması.

Kapsama giren ve şartları taşıyan mükellefler 2019 yılı yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinin %5’i oranında vergi indirimi tutarını hesaplayıp beyan ettiler.

Beyanname üzerinde hesaplanan vergi indirimi tutarı, öncelikle bu beyannameler üzerinden ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilebilmektedir. Ancak özellikle kurumlar vergisi mükelleflerinde, kurumlar vergisi ile aynı oranda geçici vergi uygulanması dolayısıyla, ödenecek vergi çıkmaması sebebiyle mükelleflerin çoğunluğunun kurumlar vergisi beyannamesinde indirimden kaynaklı iade alacağı doğmuştur. Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121. maddesi %5’lik vergi indiriminden doğan alacağın talep süresine sınır getirmiştir. Düzenlemeye göre indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez.

Örneğin 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden indirilemeyen 100.000.- TL’lik vergi indirimi tutarı, 2019 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içerisinde (30/4/2021 tarihine kadar), mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilecektir. Bu süre içerisinde mahsup edilemeyen vergi indirimi tutarları ise red ve iade olunmayacaktır. Nakden iadenin mümkün olmaması, yalnızca mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup imkanının olması ve süre geçtikten sonra mahsuben iade imkanının ortadan kalkması durumu, yüksek iade tutarı olan işletmelerde mahsup işlemlerinin planlanmasını önemli kılmaktadır.

*.Emeklilik İçin Kısa Sürede Sigorta Borçlanması Yapması Gerekenlere  Yıl Bitmeden Borçlanma İşlemini Yapmalarını Tavsiye Ediyorum.

Bilindiği üzere her yıl başında asgari ücret artmakta, buna göre de sigorta primine esas tutarların alt tabanı da artmaktadır. Emeklilik tarihinin öne çekilmesinde eksik prim günlerinin tamamlanması ve sigorta başlangıç süresinin öne çekilmesi açısından sigorta borçlanması önemlidir. Kısaca sigorta borçlanması; askerlik, doğum, kimi öğrenim-staj-asistanlık süreleri, grev ve lokavtta geçen süreler vb.  sebeplerle sigortalı olunamaması, sigortalılık süresinin kesilmesi, sona ermesi veya askıya alınması halinde bu sürelerin primlerinin sonradan ödenerek sigortalılık hizmetinden saydırılması işlemi olarak tanımlanmaktadır. Ancak kimi hallerde borçlanma için, borçlanılacak sürelerin sigorta başlangıcından sonra olması şartı aranmaktadır. Sigorta borçlanması için yazılı talepte bulunulması ve talep tarihinde  prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, borçlanacak kişi tarafından belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerin borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi şartı ile borçlandırılan süreler sigortalılığa sayılmaktadır. Prime esas aylık kazanç alt sınırı, asgari ücrete göre belirlendiğinden, sigorta borçlanması yapacak kişilerin asgari ücret artmadan yıl sonuna kadar borçlanma işlemini tamamlamaları tavsiye edilir.

*.Önümüzdeki Yılın Kirası İçin Yıl Sonuna Kadar Çek Verirseniz Stopajı %10 Oranında Ama Peşin  Ödersiniz -Tabi Mülk Sahibi Kabul Ederse

Öteden beri ticari işletmeye dahil olmayan ve gerçek kişiler tarafından kiralanan gayrimenkul ve taşıt, makine gibi diğer menkuller için vergi mükellefi kiracılar tarafından %20 oranında vergi stopajı ödenmektedir. Vergi genellikle kiracı tarafından üstlenilmekte, 80 TL kiraya verene ödenirken 20 TL vergi dairesine ödenmektedir. Vergi, ödeme avans olarak yapılıyorsa ödeme anında doğmaktadır. Diğer hallerde ödemenin nakden veya hesaben (vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri, istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemler, hesaplarda işyeri kirası karşılığı olarak gider gösterilmesi gibi) yapıldığı tarihte doğmaktadır.Pandemi dolayısı ile 31.07.2020 Tarih ve 31202 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü Maddesinde Yer Alan Tevkifat Nispetlerine İlişkin 12/1/2009 Tarihli ve 2009/14592 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Eki Karar ile 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci Maddesinde Yer Alan Vergi Kesinti Oranlarına İlişkin 12/1/2009 Tarihli ve 2009/14594 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Eki Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 2813)” kapsamında 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) nakden veya hesaben yapılacak kira ödemelerinde gelir-kurumlar vergisi stopaj oranı %20’den %10’a düşürülmüştür. Stopaj oranındaki düşüş dikkate alındığında, kirası net olarak belirlenen ve stopajı kiracı tarafından üstlenilen bir kira sözleşmesinde, düşüşün yürürlükte olduğu dönemde kiraya verene 80 TL kira ödemesine karşılık vergi dairesine 20 TL yerine 8,89 TL stopaj ödenecektir. Böylece kiracının menfaati 20 – 8,89=11,11 TL olmakta, toplam kira harcaması %11,12 oranında düşmektedir. Stopaj oranındaki düşüş kiranın net olarak belirlendiği durumlarda, vergiyi üstlenen kiracıların lehine, kiraya verenlerin aleyhine bir durum oluşturmuştur. Önceki yıllarda götürü gider oranı düşürülen kiraya verenler bir de adlarına ödenen stopajların düşürülmesi ile birlikte 2020 yılında (tabi kiralarını tahsil ettilerse) yüksek vergi ödeyebilirler. Hal böyle iken kiracıların vadeli çekler ile 2020 yılı sonuna kadar 2021 yılı kirasını ödeyerek stopaj oranı avantajını genişletmelerinin de önü açıldı. Tabi ki bunun için kiraya verenlerin oluru alınmalı.

Prim Borcu Nedeniyle Durdurulan Sigortalılık Süresi İhya Edilirken Vergi Avantajına Dikkat!

BAĞ-KUR prim borcunu zamanında ödeyemediği için sigortalılık süresini dondurarak borcunu sildirmiş olan esnaf, prim borçlarını ödedikleri takdirde durdurulmuş olan sigortalılık sürelerini yeniden aktif hale getirebilirler. Ödedikleri toplu primleri o yılın kazancından indirerek vergi avantajından da yararlanabilirler. Bağkurluların “Prim borçları silinebilir mi?” şeklinde sorular geliyor. Prim borçlarının silinmesi konusunda genel bir düzenleme bulunmuyor. Sık sık çıkartılan borçların yapılandırılmasına ilişkin düzenlemelerde gecikme faiz ve cezalarının enflasyona endekslenmesi şeklinde ödeme kolaylıkları sağlanıyor.

Buna karşılık, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 2008 yılında çıkartılırken, yasanın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıldan uzun süredir ödenmeyen BAĞ-KUR prim borçları silindi. 2015 ve 2018 yıllarında çıkartılan kanunlarla ise 12 aydan fazla prim borcu olanların borçları silindi. Her üç düzenleme de belli sürelerle sınırlı olarak birer defalığına uygulandı. Bu düzenlemelerin özelliği, silinen prim borçlarını kapsayan sigortalılık sürelerini de dondurmuş olması. Bu süreler bir anlamda yok sayılıyor. Örneğin, 1 Ocak 1990 tarihinde BAĞ-KUR tescili yaptıran esnaf 2001 krizi dolayısıyla 2001-2002 yıllarına ait primlerini ödeyemedi ise bu döneme ait prim borçları silindi. 2001-2002 arasındaki sigortalılık süresi de yok sayıldı.Kanuna göre, 2008, 2015 ve 2018 yıllarındaki geçici düzenlemeler uyarınca silinen prim borçlarını sonradan ödeme hakkı bulunuyor. Esnafın kendisi veya ölümü halinde hak sahipleri, prim borcunu ödedikleri takdirde, sigortalılık süreleri ihya edilir, yani canlandırılarak eski haline getirilir.İhya sırasında primler, ödemenin yapıldığı tarihteki asgari ücret ile bunun 7.5 katı arasında, kendilerinin belirleyeceği tutar üzerinden ödenir.

İHYA İÇİN PRİM BORCUNUN TAMAMI ÖDENİR, İhya edilecek süreler belirlenirken durdurulan sürelerin tamamı dikkate alınıyor. Hesaplanan ihya borç tutarının tamamının, borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmesi halinde, bu süreler emeklilik hesabında değerlendirilir.Kişi ihya başvurusunda bulunduktan sonra Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) da prim borcunu hesaplayıp tebliğ ettiği halde borcun tamamı üç ay içinde ödenmezse bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez. Ödemenin eksik yapılması halinde ise yatırılan tutar faizsiz olarak iade edilir. Fakat, ödemeyi yapamadığı için ihya başvurusu geçersiz hale gelen kişiler daha sonra yeniden ihya talebinde bulunabilirler.Aynı kişinin örneğin hem tarım BAĞ-KUR’lusu, hem de esnaf BAĞ-KUR’lusu olduğu dönemden silinmiş prim borcu varsa, bunlardan sadece biri için ihya başvurusunda bulunabilir. Böylece, emekliliği için yeterli ise daha az prim öder.

VERGİ AVANTAJINDAN YARARLANIN, Durdurulan sigortalılık sürelerinin ihya işlemini çalışırken yapanlar vergi avantajından yararlanırlar. İhya edilen sürelere ait BAĞ-KUR primleri, ödemenin yapıldığı yıla ait beyan edilen gelirden indirilebilir. Yukarıdaki örnekte yer alan kişi 2001-2002 yıllarına ait primleri bu yıl asgari ücret üzerinden ödemek isterse bir ay için 1.018 TL, 24 aylık dönem için de 24.450 TL prim ödemek zorunda. Bu kişi, 2020 yılı kazançlarına ilişkin gelecek yıl beyanname verirken ihya primi ödemelerini gelirden indirebilir. Böylece daha az vergi öder.

BAĞ-KUR’DAN 4/A’YA GEÇENE VERGİ İNDİRİMİ YOK, BAĞ-KUR kapsamında çalışırken işleri bozulduğu için primlerini ödeyemeyen ve prim borcu silinen bir vatandaş, daha sonra 4/a (SSK) statüsünde işçi olarak çalışmaya başladı. SSK’dan emekli olabilmek için durdurulan sigortalılık süresini, 51 bin lira prim ödeyerek ihya eden vatandaş, bu primleri ücret üzerinden ödediği gelir vergisi matrahından düşüp düşemeyeceğini Hazine Maliye Bakanlığı’na sordu. Bakanlıktan verilen özelgede, ihya edilen süre BAĞ-KUR kapsamında olduğu için primlerin ücret gelirinde vergi matrahından indirilemeyeceği belirtildi. Aynı vatandaş BAĞ-KUR kapsamında çalışmaya devam ediyor olsaydı beyanname doldururken gelirden indirebilecekti.

 

sikişHD ResimlerEczane Haberleripornoantalya escortescort bayanataşehir escortantalya eskortümraniye escortantalya escortanadolu yakası escortFilm izlekemer escorttatilantalya escort bayan
istanbul escortistanbul escortbeylikdüzü escortbeylikduzu escortbeylikdüzü escortistanbul escortistanbul escortbeylikduzu escortesenyurt escortşirinevler escortesenyurt escortbeylikduzu escortşişli escortavcılar escortesenyurt escortporno izleşirinevler escort