mersin escortgaziantep escortporno izle

Medya Yenigün

İSLAM DÜNYASI VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN

İSLAM DÜNYASI VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN
Vehbi Korkutata
Vehbi Korkutata( vehbi@medyayenigun.net )
775
16 Mayıs 2017 - 0:35

İslam dünyasının gözü ve kulağı ‘’Dünya lideri’’ Recep Tayip Erdoğan’dadır. Bütün fiili görüşmeleri İslam Dünyası tarafından izlenmektedir. Özellikle referandumdan ‘’EVET’’ çıkması İslam dünyasını ziyadesiyle memnun etmiştir, çünkü onların gözü kulağı Türkiye’dedir. İslam Dünyasının  ‘’Erdoğan’’ için gözyaşı döktükleri aşikârdır, Osmanlı’nın bıraktığı yerden, Erdoğan’ının yürüteceğini söylüyorlar. Doğrudur; Erdoğan, Allah’tan korkan ve kul hakkı nedir bilen bir liderdir. Haklıyı ve haksızı ayırt edebilen bir kimliğe sahiptir, fakir fukarayı gözetleyen ve onların haklarını sonuna kadar savunacağından dolayı bu görevin başındadır. ‘’ Hz. Ömer’’ gibi sokaktaki koyuna bile sorumluluğunu üstlenen bir liderdir. İslam Dünyası büyük yatırımlarını ülkemize yapacakları muhakkaktır. İslam Dünyasıyla ülke büyüyecek ve Dünyada da söz sahibi olacağı aşikârdır. “Tüm İslam âleminin, hatta insanlığın geleceği için birlik olma, birlikte hareket etme zamanı çoktan gelmiştir. Komşuları zillet içinde yaşarken, aynı dili konuştuğu, aynı kıbleye yöneldiği kardeşleri zulüm görürken, hiçbir ülke, hiç bir toplum sadece kendi konforunu, sadece kendi geleceğini düşünemez. Bu coğrafyada kaderimiz de kederimiz de ortaktır. Bu topraklarda mazimiz de istikbalimiz de müşterektir. Bugün Suriye’nin, Irak’ın, Libya’nın, oralarda yaşayan kardeşlerimizin başına gelenlerin, yarın bizlerin de başına gelmeyeceğinin de garantisi yoktur.

Acıların ve umutların kol kola yürüdüğü bir coğrafyadayız. Öyleyse; Bütün İslam coğrafyasında yaşayan Müslüman ülkelerle el ele verip ve birlikte bölgemizdeki sorunların çözümü, istikrarın güçlenmesi için neler yapabileceğimiz noktasında birleşmeliyiz ve güç birliği oluşturmalıyız, birlikten kuvvet doğar. Artık kuru sözlerle geçiştiremeyeceğimiz bir süreçteyiz. Adeta bir ateş çemberiyle kuşatılan İslam coğrafyası ağır bir imtihandan geçiyor. Etnik kimlik, din ve mezhep temeline birbirine yabancılaştırılan Müslümanlar kendi kendilerini tüketiyor. İslam coğrafyasının vekâlet savaşların sahası altına getirilişini takip ediyoruz. Riyakârlarve timsah gözyaşları dökmekle meşgul olmuşlar.

Bu kanı gözyaşını ve zulmü engellemek için Müslüman ülke olarak neler yapmalıyız? Maalesef bu sorulara birçoğumuz gönül rahatlığıyla cevaplar veremiyoruz. Tüm İslam âleminin, hatta insanlığın geleceği için birlik olma, birlikte hareket etme zamanı çoktan gelmiştir. Komşuları zillet içinde yaşarken, aynı dili konuştuğu, aynı kıbleye yöneldiği kardeşleri zulüm görürken, hiçbir ülke, hiçbir toplum sadece kendi konforunu, sadece kendi geleceğini düşünemez. Bu coğrafyada kaderimiz de kederimiz de ortaktır. Bu topraklarda mazimiz de istikbalimiz de müşterektir. Şu anda dünyanın bazı yerlerinde, terörle İslam’ı yan yana getirenler var. Kimse, terörle İslam’ı yan yana getirmesin, radikalizmle İslam’ı da kimse yan yana getirmesin. Çünkü İslam radikalliği kabul etmez. Gerekli adımlar atılmazsa Suriyeli kardeşlerimiz hayatta kalmak için başka diyarlara göç etmeyi sürdürecektir. Katil Esed, Suriye’de bugüne kadar bir milyona yakın insanı öldürmüştür. Burada İslam Dünyası sesiz kalmaması lazım ve Müslüman kardeşlerimizin yanında olmamız dinimizin gereğidir ve bunu anlatmak istedim. Eğer biz Müslüman olarak elimizden bir şey gelmiyorsa, ya elimizle ya da dilimizle müdahale etmemiz söz konusudur.

3 milyon mülteci Türkiye’de. İstatistik verilerine göre, bugüne kadar Türkiye mülteciler için tam 25 milyar dolar harcanmışve Avrupa verdiği sözü tutmadı. Türkiye hükümeti bu bütçeyi harcamakta zorlanmadı ve bu komşuluğun gereklerindendir. Türkiye kapılarını bu mazlumlara kapatamaz. Terörün alçak yüzünü 35 yıldır görmüş bir milletiz. 15 Temmuz’da kanlı darbe girişiminden bulunan FETÖ ise yeni nesil bir terör örgütüdür. Bununla da diğerleri gibi kararlılıkla Türkiye hükümeti bunlarla mücadele ediyor. Bu konuda Dünyada özellikle Batı’da dinimizi terörizmle yanyana anmak gibi provokatif durumlar var. Bunları tahrik olarak görmemiz söz konusu. Bu tahriklerden lütfen kaçınmamız lazım. İslam ile terörü ilişkili hale getiren tüm iftiraları reddetmeliyiz. Terörü belirli etnik gruplarla bağdaştırma insanlık tarihinin yüz karası akımları güçlendirir ve bunlar birer tahrik olarak görünmektedir.

İşte yukarıda belirtiğim gibi, İslam Dünyasının gözü Türkiye’de ve ‘’Dünya Lideri olan Recep Tayyip Erdoğan’dır. İslam Dünyası Türkiye Cumhuriyetiyle şahlanacak birlik ve beraberliği pekiştirecek ‘’Osmanlı’nın bıraktığı yerden devam edeceklerdir.’’ Birlik ve beraberlik Müslümanlığın gereklerindendir,

Sevgi ve Saygılarımla

Araştırmacı Gazeteci Yazar  Vehbi Korkutata