Dijital Sömürgecilik ve İsrail: Büyük Teknoloji'nin Karanlık Yüzü

"Bir Çok Uluslararası Gazeteciyi takip ediyorum, bu takip sırasında bir çok gazeteci ve akademisyenin yazdığı köşe yazılarında ortak nokta şu "Savaş sahadan, silahlanmadan daha öteye gitti. Gerçekler var birde yapay gerçekler.  Yapay gerçekler uluslar arası büyük şirketlerin sosyal platformlarda empoze ettiği en büyük tehlikelerden biri, dezenformasyon, mezenformasyon ve malenformasyon, her şeyin var olduğu sosyal alemde tehlike çanları çalıyor....

Uluslararası gazetecilerin düşüncelerinden derlediğim İsrail'in şiddet politikalarında en çok başvurduğu Dijital Sömürgecilik ve yapay zeka hakkında biraz konuşalım.

Günümüzün dijital çağında teknoloji devleri, hayatımızın neredeyse her alanında büyük bir rol oynamaktadır. Ancak, bu devlerin sadece inovasyon ve ilerlemeyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda dünya genelinde çeşitli etik dışı uygulamalara karıştığını görmekteyiz. İsrail'in Filistin'e yönelik baskı ve şiddet politikaları bu duruma çarpıcı bir örnek oluşturuyor. Özellikle son yıllarda, ABD merkezli teknoloji devlerinin İsrail'e verdiği destek, bu şirketlerin insan hakları ihlallerindeki suç ortaklığını gözler önüne sermektedir.

İsrail'in AI Destekli Soykırımı

İsrail'in Filistinlilere karşı yürüttüğü askeri operasyonlar, son yıllarda yapay zeka (AI) teknolojilerinin kullanımıyla daha da korkutucu bir hale geldi. İsrail ordusu, hedef belirleme ve saldırı planlama süreçlerinde AI destekli sistemleri kullanarak büyük yıkımlar gerçekleştirmektedir. Bu sistemler, insan müdahalesi olmadan hedefleri belirleyerek "kitlesel suikast fabrikaları" oluşturmakta ve niceliğe odaklanarak niteliksiz saldırılar düzenlemektedir.

Google ve Amazon gibi teknoloji devleri, İsrail hükümeti ve savunma kuruluşları için bulut bilişim hizmetleri sağlamakta, bu da yüz tanıma, duygu tanıma ve biyometrik verilerin işlenmesini içermektedir. Bu hizmetler, İsrail'in Filistinlilere yönelik gözetim ve baskı politikalarını daha da etkin hale getirmektedir. Özellikle Google'ın İsrail Savunma Bakanlığı ile doğrudan çalışması ve Gazze'deki Filistinlilerin yüzlerini taramak için Google Photos'u kullanmasına izin vermesi, bu şirketlerin insan hakları ihlallerindeki rolünü açıkça göstermektedir.

Dijital Apartheid: IBM ve Microsoft'un Rolü

IBM ve Microsoft gibi diğer büyük teknoloji firmaları da İsrail'in dijital apartheid sistemine destek vermektedir. IBM, İsrail'in nüfus, göç ve sınır yönetimi sistemlerini tasarlayıp işletirken, Microsoft İsrail ordusunun Filistinlilere yönelik izin uygulaması için bulut bilişim hizmetleri sağlamaktadır. Bu sistemler, Filistinlilerin hareket özgürlüğünü kısıtlayan ve onları sürekli gözetim altında tutan bir yapı oluşturmaktadır.

Sosyal Medya ve Sansür

Sosyal medya devleri de İsrail'e yönelik desteğini sansür uygulamalarıyla göstermektedir. Meta (eski adıyla Facebook), Instagram ve Twitter gibi platformlar, Filistin yanlısı içerikleri sansürleyerek İsrail'in dijital baskı politikasına hizmet etmektedir. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporlarına göre, bu platformlarda Filistin yanlısı içeriklerin büyük bir kısmı sansürlenmekte, bu da Filistinlilerin seslerinin duyulmasını engellemektedir.

Dijital Sömürgecilik: Modern Doğu Hindistan Şirketleri

ABD merkezli büyük teknoloji şirketleri, modern çağın Doğu Hindistan şirketleri gibi davranarak küresel dijital ekonomiyi sömürgeleştirmektedir. İsrail'e verdikleri destek, bu şirketlerin sadece kârlılık peşinde koşmadığını, aynı zamanda Amerikan emperyalizminin genişletilmesine hizmet ettiklerini göstermektedir. Bu şirketler, dijital altyapı ve bilgi üzerindeki kontrolüyle Kuzey ve Güney arasındaki uçurumu derinleştirmekte ve Güney'in kaynaklarını sömürmektedir.

Tarihin Yanlış Tarafında

Büyük teknoloji şirketlerinin İsrail'e verdiği destek, onların sahte insan hakları ve ırkçılık karşıtı imajlarını yerle bir etmektedir. Bu şirketler, İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırım ve apartheid politikalarına suç ortağıdır. Ancak, tarihin yanlış tarafında yer almaktadırlar. Tıpkı apartheid Güney Afrika'da olduğu gibi, yeterli halk baskısı ve yasal işlemlerle bu şirketler de hesap verecekleri günü beklemektedir.

Teknoloji devlerinin İsrail'e verdiği destek, dijital sömürgeciliğin ve etik dışı uygulamaların ne kadar derin olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu şirketlerin Filistinlilere yönelik baskı ve gözetim politikalarına verdikleri destek, onların insan hakları ihlallerine suç ortağı olduklarını açıkça göstermektedir. Bu nedenle, dijital dünyanın karanlık yüzünü aydınlatmak ve bu şirketlerin hesap vermesini sağlamak için daha fazla farkındalık yaratmak ve halk baskısını artırmak gerekmektedir.


# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Tuğrul Tuğ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medya Yenigün Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medya Yenigün Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Medya Yenigün Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medya Yenigün Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.