marmaris tekne turları
TOPLAMA KAMPI « Medya Yenigün

Medya Yenigün

TOPLAMA KAMPI

TOPLAMA KAMPI
Avatar
Kutbettin Arslan( kutbettin@medyayenigun.net )
177
23 Nisan 2017 - 18:03

(siyasi ve psikolojik analiz)

Büyük devletler dünyayı adeta bir toplama kampına dönüştürdü. Milli kültürler bir bir yok ediliyor, insanlar kendi kökenlerinden koparılıyor, ruhsuz, kişiliksiz yaratıklara döndürülüyor.

Zevk (haz) ve tüketim tutkusunun prangalarında özgürlük şarkısı söylerken, giyeceğine, yiyeceğine, evini nasıl döşeyeceğine, evine ne alacağına, ihtiyaçlarının ne olduğuna, nerede nasıl eğleneceğine ,saç taramasına, elbisesinin rengine, seyredeceği film ve dizilere insanlarla nasıl ilişki kuracaklarına kadar her şeyi onlar belirlemekte,her şey onların istediği gibi olmaktadır.

Bu haliyle dünya bir toplama kampına dönüşmüş durumdadır

Devletler de aynı durumda!

Devletlerin idare şeklinden, komşu devletlerle ilişkilerine, ekonomisine, neleri üretip neleri üretmeyeceğine, milleti ile nasıl ilişki kuracağına bu efendiler karar vermektedir.

Siyasilerde bu kıskacın içerisinde, siyaset anlayışları, siyasi kadrolar, kimin iktidar olacağı, kimin muhalefet olacağı, muhalefetin hangi dozda nasıl yapılacağı bu efendilerin ilgisi, etkisi içerisindedir.

Özellikle bürokrasiyi ellerinde tutmayı çok severler.

Bu haliyle devletler de adeta bir toplama kampındaki mahkûm konumundadır.

Birde bütün bunları gören, kimliksiz, şahsiyetsiz, köle olarak yaşamayı kabullenmeyen, insanlığa bu fenalığı yapanlara direnen insanlar var; Her milletin şuurlu Milliyetçileri.

Karşılarındaki devasa güce, yanlarındaki teslim olanlara aldırmadan mücadelelerini aslanlar gibi veriyorlar.

Mevcut durumun özgürlük kılıfına sarılmış gerçek bir kölelik olduğunu görüyor, biliyorlar.

İdealistlerin karşısına ilk önce köleliğe aldırmayan, hatta köleliğinin farkında bile olmayan, aksine özgürce yaşadığını zanneden, mevcut durumunun bozulacağından, rahatının kaçacağından endişelene kendi insanları çıkmaktadır.

Kendi devleti de karşılarına çıkmakta, hatta kendilerini tehlike olarak görmektedir.

Tedbiren bu insanlara güç veren, harekete geçiren milli duygunun, milli onurun tepelenmesi gerektiğini düşünürler!

Küresel efendiler bu duruma seyirci kalmaz elbette. Demokrasi, özgürlük, örgütlenme hakkı vs. diyerek destek verir görünüp bu yiğitlerin içerisine iyi yetişmiş elemanlarını sokar. Hatta en üst düzeyde yönetici pozisyonuna kadar çıkarırlar. Yani tehlikeyi başlamadan kontrol altına alırlar.

Bu kesiminde sesleri cılız da olsa çıksın ki, demokrasinin, insan haklarının olduğu herkesçe kabul edilmiş olsun, kimse itiraz etmeyi aklına bile getiremesin.

Fakat Milliyetçilerini devletini yönetenler ve kendi insanları ile mücadele üzmekte, yormaktadır. Ama daha kötüsü kendinden olanlarla mücadele etmektir. Hele birde başkanlık kılıfına bürünmeyi başarmış olanlarla mücadele, neredeyse imkânsız hale gelir.

Bu durum bazı idealistlerin bıkkınlık sarmalına girmesine sebep olur. “Nereden inceyse oradan kopsun bana ne, yoruldum artık, kimin ne hali varsa görsün, elimizden başka bir şey gelmez, bunlarla baş edemeyiz!” düşüncesi salgın gibi yayılmaya başlar.

Tam bu noktada güçlü dava insanları arkadaşlarını bu bıkkınlık sarmalından kurtarmak için manevi hedefleri öne çıkarır/çıkarmalıdır. Zira bilirler ki insan, sadece geleceğe bakarak insana özgü yaşama, direnme gücünü ortaya çıkarıp bütün prangaları kırma azmini gösterebilir.

Bilirler ki geleceğe, kendi geleceğine, milletinin geleceğine inançlarını yitirenlerin sonu gelir.

Bilirler ki geleceğe olan inancını kaybedenler, manevi gücünü de kaybeder ve kendi çöküşüne zemin hazırlar.

Özetle, mesele milletimizin uğraştığı kısır siyasetin çok üzerindedir.

Milletimiz kendi ülkesine, kendi meselelerine dünya ölçeğinden bakmayı öğrenmelidir.

Bunu sağlayacak olanlarda insan onurundan, bağımsızlıktan, milli kimlikten yana olan, her türlü köleliğe karşı olan milliyetçi, mukaddesatçı insanlardır.

Birinci adım, bu yiğitlerin üslup birliği, hedef birliği, eylem birliği yapma becerisini geliştirmeleridir. Bir kalp, bir beden gibi olmayı başarmalarıdır.

Daha sonra doğru ve yanlışı, iyi ya da kötüyü, köle ile hürleri, kapoları, gerçek vatanseverleri tanıyacak bilgi birikimine ve ferasetine sahip olmalıdırlar.

 

rokettube