Medya Yenigün

TÜRK ASKERİ VAKİT KAYBETMEDEN FIRATIN DOĞUSUNA GİRMELİ

TÜRK ASKERİ VAKİT KAYBETMEDEN FIRATIN DOĞUSUNA GİRMELİ
Avatar
Vehbi Korkutata( vehbi@medyayenigun.net )
140
09 Ekim 2019 - 17:20

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hiç vakit kaybetmeden Fıratın doğusuna girmelidir. ABD’nin değimi 70 bin teröristin olduğunu beyan ettiler. Oysa istikbaratın aldığı rakam 10 bin teröristin orada olduğunu söylediler. İstersen yüz binler olsun ve Türk ordusunun önünde durabilir mi? Silindir gibi ezer ve geçerler. Türkiye, ABD’ye rağmen Astana ülkelerinin desteğiyle bir an önce Fırat’ın doğusuna girmelidir ve hiç vakit kaybetmeden!

Türkiye ile ABD arasında ‘güvenli bölge’ anlaşmazlığı sürerken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dan Türkiye’ye önemli bir destek mesajı geldi. Rusya’dan gelen bu destekle birlikte Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yönelik olası askeri operasyonunu hiç vakit kaybetmeden girmeli, süre uzadıkça ABD ve İsrail seviniyor, acaba? Türk Ordusu Fıratın Doğusuna girmeyecek gibi bir izlenim hasıl oluyor.

Türkiye ile ABD arasında Suriye’de kurulmasına karar verilen güvenli bölge planına ilişkin anlaşmazlık sürerken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dan Türkiye’ye önemli bir destek mesajı geldi. ABD’nin Türkiye’nin bölgedeki meşru taleplerini göz önünde bulundurmaya hazır olmadığına vurgu yapan Lavrov, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumunun anlaşılır olduğunu ifade etti. Ağustos ayının başında imzalanan ancak uygulanması noktasında yol alınamayan ‘güvenli bölge’ anlaşmasını ve Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna hiç vakit kaybetmeden girmelidir.

Ben şahsen Lavrov’a katılıyorum, çünkü Astana aktörleri olan Türkiye, Rusya ve İran, ABD’nin Suriye’deki varlığından rahatsız. Özellikle Rusya ve İran, ABD’nin Suriye’yi parçaladığını, bunun getirdiği tehlikeleri ve ABD’nin bölgeden derhal çekilmesinin gereğini Ankara’daki son Astana zirvesinde açık ve net bir şekilde ortaya koydu. Rusya, Türkiye’nin güvenli bölge planı kapsamında Fırat’ın doğusuna yapacağı bu operasyonu destekliyor. Neden? Çünkü Türkiye bu operasyonu ABD’ye rağmen yaparak ABD’nin oradaki varlığını sorgulatacaktır. Ayrıca, Şam yönetimi kısa bir süre önce PYD ve PKK terör örgütünü “tehdit” olarak gördüğünün bir göstergesidir. Rusya da aynı şekilde. Türkiye, bu operasyonu daha fazla geciktirmemeli ifadelerini kullanmadan edemiyorum, zaman aleyhimize işleniyor ve yetkililer umarım farkındadırlar diye düşünmekteyim. Benim fikrim ve düşüncem; ABD’nin amacı ve Türkiye’yi Suriye konusunda sürekli oyalama taktiğini sürdürmektedir. Türkiye hareket için hiç vakit kaybetmemeli ve her an girmelidir.

Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik görüşmelerin halen devam ettiğine ancak bu sürecin Türkiye için “zaman kaybı” olduğunun bir göstergesidir. ABD sürekli Türkiye’yi oyalama taktiği içerisinde ve Türkiye maalesef operasyon gerçekleştirmede gecikiyor. Buna mukabil; Türkiye ABD ile bu diplomatik işbirliğini bırakmalı ve Türkiye’nin ABD ile birlikte Şanlıurfa’da oluşturduğu Birleşik Müşterek Harekat Merkezi, Türkiye’nin güvenli bölge hedefini karşılamayacaktır. Türkiye’nin ABD ile birlikte yürüttüğü devriye faaliyetleri de, Türkiye’nin güvenli bölge hedeflerini karşılamayacaktır ve Türkiye, kendi yağıyla kavularak, ABD’ye rağmen Fırat’ın doğusuna politik hedeflerini karşılayabilecek bir güvenli bölgenin tesisi amacıyla operasyon düzenlemelidir. Çünkü ABD’nin tek amacı Türkiye’yi oyalamaktır” açık ve net olarak söylememekte yarar görmekteyim.

Türkiye’nin Suriye’deki politik hedeflerinin hatırlanması gerektiğine ve “Türkiye’nin Suriye’deki politik hedefleri PYD ve PKK terör örgütünü etkisiz hale getirerek sınır güvenliğini sağlamak, Fırat’ın doğusunda terör koridorunu engellemek, Suriye’nin toprak bütünlüğüne katkıda bulunmak ve Suriyeli sığınmacıların ülkelerine emniyetle dönmesini sağlamaktır. Ancak ABD’nin Tel Abyad ile Resulayn arasında kurulmasını hedeflediği 140 kilometrelik alandaki 5,10 veya 20 kilometrelik alanda devriye faaliyetleri yapılması veya orada üs ve gözetleme noktalarının oluşturulması Türkiye’nin bu 4 politik hedefinden hiçbirine hizmet etmiyor gibi izlenimler de söz konusu.
Türkiye’nin 480 kilometre sınırında yaklaşık 30 ile 40 kilometre derinlikte operasyon yapmasının Türkiye’nin güvenliğine hizmet edeceğini ve Türkiye bu operasyonu, 480 kilometre sınırında yaklaşık 30 ile 40 kilometre derinlikte yapar ve oradaki yerleşim birimlerini de kendi kontrol ederse, o zaman bunun Türkiye’nin hedefleri açısından anlamı olur. ABD, hiçbir zaman Türkiye’nin 4 politik hedefine uyan bir formüle sıcak bakmayacak ve her zaman oradaki ortağım dediği PYD ve PKK’yı sürekli güçlendirmeyi sürdürecektir. Türkiye’nin bu operasyonu geciktirmesi, ülkenin güçlenen bir terör örgütü, hatta kukla PYD ve PKK terör devletçiği ile karşılaşmasıyla neticelenebilir. Türkiye hızla bu operasyonu gerçekleştirmelidir diye söylemekte yarar görmekteyim ve her şeyinde bir sabrı var. ABD ve İsrail lobileri korkun, artık sabrımız taştı ve ansızın girebiliriz, bizden söylemesi. Allah her daim bizimle beraberdir, Ülke insanı her an duayı ordumuzun üzerinden de eksik etmiyor.
Sevgi ve Saygılarımla
Araştırmacı Gazeteci Yazar
Vehbi Korkutata