Ebru Genç Korkmaz

Ebru Genç Korkmaz

ebrugencebru44@gmail.com

KURT KÜLTÜRÜ ve BOZKURT

12 Mayıs 2022 - 00:01

Bu konuya başlamadan evvel kült kelimesinin manasını açıklayayım; Kült kelimesinin sözlüklerdeki karşılığı; tapma, tapınma, dindir. Gel gelelim Türk Milleti inanışlarında direkt bir tapınma söz konusu olmamış; fakat bazı canlılara tanrısal özellikler atfedilmiş, kutsal sayılmış ve hatta bu canlılardan Türk Soyu’nun geldiği kabul görmüştür. Şimdi de Kurt deyince bir Türk ne düşünür buna değinmek istiyorum…
Bozkurt, Türklerin en kutsal gördüğü hayvanların başında gelmektedir; çünkü Bozkurt güçlüdür, azimlidir, bir düzene ve savaş taktiklerine sahiptir, dayanıklıdır. Türkler için kurtlar; yaşama azmini, savaşma gücünü ve taktiğini temsil eder. Bu yüzden Türk halkı soyunu Bozkurtlara dayandırır, kendilerinin de birer Bozkurt olduklarını düşünürler. Hakanların en güzel vasıfları hep kurtlara benzetilir, hatta onların bir kurt olduğu fikrine itibar edilir.
Peki neden Bozkurt? Neden aslan, kaplan vs. değil de kurt? Bunun cevabını Bozkurt’un karakterinde aramak lazım geliyor. Türk ile Bozkurt aslında birçok yönden benziyordu. Bozkurt’un diğer canlılara göre kendine has bir karakterinin olması, bunu o özelliklerin kendinde olduğuna inanan toplumla özdeşleştirmiş, sembolleştirmiştir. Bozkurt sürülerinin teşkilatçı bir sosyal yapıya sahip olmaları, tek eşli olmaları, belli bir hiyerarşiyle avlanmaları, göç etmeleri ve bunu yaparken sürünün en yaşlı ve bilge kişisini kendilerine lider edinmeleri; tutsak edildikleri takdirde kısa sürede ölmeleri, ehlileştirilememeleri gibi pek çok özellik Türklerin Milli Karakterinin muhtevasının ilham kaynağı olmuştur.
Hemen hemen tüm destanlarda, birçok efsanede ve hatta hikayelerde karşımıza çıkan kurt motifi, günümüz Türk Halkları için de önemini yitirmemiş, Türklüğün sembolü olarak kullanılmaya devam etmiştir.
Eski bir Arap şairi Türkleri yad ederken “Nasl ibn-i dabbat-a bâsil” “YIRTICI KURDUN OĞULLARI” tabirini kullanmıştır. Köktürkler, dişi kurtları “ulu ana” , Uygurlar da erkek kurtları “ulu ata” olarak kabul etmişlerdir. Oğuz Kağan Destanı’nda, Kağan’a çıktığı tüm seferlerde bir gök kurt öncülük eder, Cengiz Han’ın annesi Alanguva’nın da yine gökten nurla inmiş bir kurttan gebe kaldığı ve doğan çocuğun Cengiz Han olduğu anlatılmaktadır. Dede Korkut Hikayeleri’nde Salur Kazan, bir kurtla haberleşir ve yurduyla ilgili bilgiyi o kurttan alır.
Türkler ve Bozkurt arasındaki ilgi Süryani ve İslam kaynaklarında da bulunmuştur. Kaynaklar Avrupa Hunları’ndan “KUZEY KURTLARI” diye bahseder. Hun-Wulf (Hun-kurt) diye anılan Avrupa Hunları da kurt kültünü tüm dünyaya Türk adıyla beraber yansıtmıştır. Bu dönemlerde birçok Türk Devleti kendilerini “Börü Budun” “Kurt Kavmi” olarak adlandırmışlardır.
Türk destanlarında çeşitli kimliklere bürünen kurtlar; Kimi zaman yol gösteren kurtarıcı bir kılavuzdur Oğuz Kağan Destanında olduğu gibi… Kimi zaman bir anadır emzirir bir Türk evladını ve Türklerin onun soyundan geldiğine inandırır bizi o ana, Türeyiş Destanında olduğu gibi… Kimi zaman da bir atadır ve büyüklüğü yapar nesline, yol gösterir gücüyle ve taktikleriyle Ergenekon Destanında olduğu gibi…
Yine yakın tarihimizin Büyük Kumandanı, Ulu Bilge Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk de, Milli Şuuru yeniden şahlandırmak için Bozkurt sembolünü kullanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Armasındaki Bozkurt’u bizzat Atatürk koydurmuştur. Ayrıca zamanın kağıt paralarında da kurt motifinin kullanılmasını bilinçli olarak sağlamıştır.
Atatürk’ün Türk-Bozkurt ilişkisini yeniden coşturmak için yaptırdığı bir diğer şey de dönemin ressamlarından İbrahim Çallı’ya çizdirmiş olduğu tablodur. Ressamın Ergenekon’dan Çıkış Tablosu’nda da bir kurt Türklere önderlik etmektedir.
Kahramanmaraş ilimizde bulunan kaleye de “Bayrak Tutan Bozkurt” heykeli yaptıran Atatürk, Malatya Mebusu Dr. Hilmi Bey’e de “Bozkurt Cumhuriyet Marşı” yazdırmıştır. TBMM ‘de de büyük bir Bozkurt Levhası bulunduran Atatürk’ün, bu levha önünde yaptığı konuşmaların fotoğrafları da günümüze ulaşmıştır. Masasında her daim Bozkurt heykeli olan Atatürk, Chp’nin o dönemlerdeki bayrağında ve afişlerinde de Bozkurt sembolünün bulundurulmasını emretmiştir ve İnönü buna engel olana kadar da dönemin parti bayrak ve afişlerinde kullanılmıştır.
Bu dönemde Atatürk’ün emriyle çıkarılan sigaranın marka adı “Bozkurt” olmuş, Sivas’ta üretilen ve kullanılan dönemin TCDD lokomotifleri Bozkurt ve Karakurt isimlerini almıştır. Ayrıca Ptt, Atatürk’ün verdiği emirle Bozkurtlu posta pulu bastırmış ve dönemin tebrik kartlarında da Bozkurt amblemi kullanılmıştır.
Türkiye Haritası’nın en tepesinde de Bozkurt çizdiren Atatürk, Türkiye İdman Cemiyeti İttifakı’nın da (TİCİ) amblemi koşan bir Bozkurt olmuştur ve verilen sporcu lisans ve diplomalarında da Bozkurt amblemi olmuştur. O dönem açılan Türkiyat Enstitüsü Ambleminde de yine Atatürk’ün özel isteğiyle “Meşale Tutan bir Bozkurt” çizilmiştir.
İşte tüm bu bilgilerden yola çıkarak diyebiliriz ki; Türkler için her daim Kurt, Tanrı’nın gönderdiği bir kılavuzdur, savaş taktiği öğreten bir komutandır, güçtür, bağımsızlıktır, akıldır, cesarettir. Yazılı kaynakların bile ulaşamadığı dönemlerden itibaren başlamış olan Türk-Bozkurt ilişkisi, günümüzde de tüm ihtişamıyla Türk Devletleri’nde varlığını sürdürmektedir.
Türklerin benimsediği yaşayış tarzını Atsız’ın bir sözüyle özetlemek gerekirse; Olma böyle sinsi çakal yahut engerek, Bozkurt gibi, Kartal gibi dövüşmek gerek !
 

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • dayiyurtta@gmail.com
    1 hafta önce
    Ebru hanım çokgüzel kaleme alınmış bir makale olmuş . Teşekkürler. Bozkurt sembolü nerelerde kullanılmış ? Onların resimlerinide bir alt satırda görmek isteriz.
  • İrfan KAYA
    1 hafta önce
    zihniniz açık kaleminiz keskin olsun..
  • İsmail Sadık Ulutaş
    1 hafta önce
    Mükemmel bi yazı olmuş yazarımız Ebru Genç Korkmaz cidden prestijini burdada belii etmiş
  • Fuat Meral
    1 hafta önce
    Bir nefeste okundu, emeklerinize sağlık.