Mehmet Korkutata

Mehmet Korkutata

mkorkutata@hotmail.com

İSLAM'IN FETİH ANLAYIŞI!

29 Mayıs 2021 - 16:29

İslam'ın fetih anlayışı yer yüzünde süre gelen savaş anlayışı ile bunun doğurduğu sonuçlardan çok farklıdır. 
Allah'ın birliği, ahiretin varlığı gibi temel dini inançların insanlar tarafından kabul edilmesi ile dünya ve âhiret saadetini sağlayacak hakikatlerin yeryüzünde gerçekleştirilmesi, müslüman fetihlerin tek ve nihai hedefi olmuştur. Çünkü müslümanlar, fethettikleri topraklarda yaşayan insanları, kendilerinden önce başka yerlerde yapıldığı gibi öldürme ve köleleştirme yoluna gitmemişler, kendilerine islam tebliği ulaştıktan sonra ileride onların da müslüman olabileceği umuduyla onları kendilerinin vatandaşı yapmışlardır. 
Hz.Ömer (r.a) fethedilen Irak topraklarını Müslüman'lara vermeyip, eski sahiplerine bırakması bunun en güzel örneklerindendir. 
           
Cenab-ı Hak (c.c) Ayet-i Kerime'de meâlen şöyle buyurmaktadır; "Muhakkak ki biz sana apaçık bir fetih verdik." Fahr-i Kâinat Efendimiz Hz.Muhammed (S.A.V.)'e
gönderilen islam dini başta Peygamber Efendimiz (S.A.V. ) olmak üzere ilk dönem Müslümanlarının üstün gayretleri ile dünyanın dört bir yanına yayılmıştır. 
İslam'ın yayılmasındaki en büyük maksat ise insanlığı, içinde bulunduğu cehalet karanlığından çıkarıp onların ahiret kurtuluşunu sağlamaktır. İşte zihinleri ve gönülleri islam'ın gerçeklerine açmak, bu gerçeklerin önündeki bütün engelleri kaldırarak, onların insan aklına ve kalbine ulaşmasını sağlayan anlayış ve bu anlayış etrafında oluşan harekete FETİH denilmektedir. 
Mekke fethedildikten sonra, orada yaşayan müşrikler, Hz.Peygamber'in (S.A.V.) kendilerine ne yapacağını merakla bekledikleri bir sırada, Peygamber Efendimiz onlara hitaben; "Gidiniz! Hepiniz serbest ve özgürsünüz" buyurmuş, İslam'ın fetihlerdeki amacının insanları katletmek ve köleleştirmek olmadığını çok açık bir lisan ile dile getirmiştir. 
           
Müslüman'lar fethettikleri topraklarda yaşayan insanlara İslam'ın eşsiz hakikatlerini öğrettikleri gibi onları daha önce içinde bulundukları baskı ve zulüm ortamından kurtarıp özgür birer insan haline getirmişlerdir. İstanbul'un fethi sırasında o günün Hristiyanlarına; "Hristiyan kalpağı görmektense, müslüman sarığı görmeyi tercih ederim" sözünü söyleten, Müslümanların dünyaya nam salmış adalet ve özgürlük anlayışlarından başka bir şey değildir. Irak Cizre, Diyarbekir gibi yakın coğrafyamızda yer alan bütün bölgeler, İslam'ın yayılması için vatanlarını terk eden Sahabe-i Kiram'ların adalet anlayışı sonucu ciddi bir karşılık görmeden erken dönemde müslüman olmuşlardır. 
Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (S.A.V.) in hadisi şeriflerine (övgülerine) mazhar olmuş, Sultan Muhammed Fatih Han hazretleri ve aziz mübarek Askerleri ve Şuheda"larının ruhu şad, mekânları cennet olsun inşallah!
Aziz milletinizin İstanbul ve Diyarbekir fetihlerini kutlar, sağlık ve esenlik dilerim.

YORUMLAR

  • 0 Yorum