Mehmet Korkutata

Mehmet Korkutata

mkorkutata@hotmail.com

İSLAM TARİHİNDE VAKIFLARIN KURULUŞ AMACI!

25 Haziran 2021 - 00:03

İslam tarihinde vakıflar, çeşitli maksatlarla kurulmuş olup fakirlerin ihtiyaçlarını karşılamak ve yolda kalmışlara yardımcı olmak, yetimleri himaye altına almak, öğrencilere burs, işsizlere iş, borçlulara yardım, bekârları evlendirme, çeşme, cami ve benzeri amaçlar doğrultusunda hizmet sunmaktır. İslam'da vakfın gayesi Allah rızasını kazanmaktır. Vakıf'ta bulunmanın temel amacı uhrevi saadete ermektir. Müslüman gücünün yettiği kadarıyla Allah yolunda malını sarf etmeli, lâkin bu bağışı yaparken amacı sadece Allah'ın rızasını kazanmak olmalıdır. 
Cenab-ı Allah (C.C) "Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir" buyurmaktadır.
Vakıflar İslam'ın önemsediği kurumların başında gelir. Vakıflar amaçları itibarı ile insanların sıkıntılarını ortadan kaldıran hayır kurumlarımızdır. Genel manada ise; zengin ile fakiri buluşturan müstesna müesseselerimizdir. Bir yandan zenginin yardımını ihtiyaç sahiplerine ulaştırırken, diğer yandan da toplumda meydana gelebilecek her türlü yoksulluğu önler. Allah yolunda mallarını vakfedenler, Kur-ânı Kerim'de şöyle övülmektedirler: "Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya; onların Rableri katında mükâfatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir."
            
Müslüman'ların tarih boyunca geliştirdiği yüce değerlerden birisi de hiç kuşkusuz vakıf medeniyetidir. Vakıf; insanın sahip olduğu bir mülkü veya eşyayı Allah rızası için toplumun menfaatine sunmaya ve o mülkü Allah yolunda bağışlamaktır.
Kur-ânı Kerim'de meâlen! "Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların misali, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa dahi; ona çiseleme yeter. Allah yapıp ettiklerinizi hakkıyla görendir."
Vakıf denince akla gelebilecek ilk örnek Rehberimiz Hz.Muhammed (S.A.V.) dir. Peygamber Efendimiz Mekke'den Medine'ye vardığında ilk icraatı Neccaroğullarından bir arsa satın alarak vakfetmiş ve bu arazi üzerinde mescid yapılmasına öncülük etmiştir. Ayrıca Fedek'deki hurmalığını erzak ve parası biten  yolculara, Hayber'deki hurma bahçesinin gelirini de islam'a hizmet için vakfetmiştir. Hz.Peygamber (S.A.V.) Vâkıf ile ilgili bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor! "Bir insan öldüğünde amel defteri kapanır. Ancak sadaka-i cariyesi veya ilmi bir eseri yada kendisine dua eden hayırlı bir evladı olan kimsenin amel defteri kapanmaz."
Nitekim bu hadis-i şerif'ten de anlaşılacağı üzere; her Müslüman ölmeden önce kendisi için bir bağışta veya bir hayırda bulunup öldükten sonra da amel defterine sevap yazılacağı anlaşılmaktadır. Biz mü'min'lere düşen görevde yaşantımız süresince vakıf ve vakıf eserlerinin korunması yolunda gereken önem ve fedakârlığı göstermektir. Çünkü vakıf ve vakfa ait eserlerin üzerinde öncelikle Allah'ın sonrasında da bütün Müslüman'ların hakları vardır. 
Ayet'i Kerime'de meâlen! "Mallarını Allah yolunda harcayan ve sonrada harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin Rableri katında mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. "Diğer bir ayet-i Celile'de meâlen! "Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz dane bulunan bir tohum gibidir. Cenab-ı Allah dilediğine kat ve kat verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir." 
Allah'ın rahmeti ve mağfireti hakka tabi olanların üzerine olsun İnşallah!
Sevgi ve muhabbetlerimle
Mehmet Korkutata

YORUMLAR

  • 0 Yorum