Nevzat Küçükdöğerli

Nevzat Küçükdöğerli

nevzat@hotmail.com

Emekli Maaşı Vergi Borcu İçin Haczedilebilir mi?

14 Mayıs 2022 - 00:38

I. GİRİŞ Emekli maaşlarının vergi borcu için haczedilip (e-haciz dahil) haczedilemeyeceği ele alınacaktır. Bunun için öncelikle ülkemizde ödenmekte olan emekli maaşlarının hangi kanuna göre ödendiği ve o kanunda emekli maaş haczini yasaklayan bir hüküm olup olmadığının tespiti gerekir.
II. EMEKLİ MAAŞLARININ YASAL DAYANAKLARI;
– 01.10.2008 Tarihinden Sonra;
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun (1) 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte ülkemizde emekli maaşları bu kanuna göre ödenmeye başlamıştır. Bu kanunun Devir, Temlik, Haciz ve Kurum Alacaklarında Zamanaşımı başlıklı 93. maddesinin 1. fıkrasında; “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” hükmü,
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri başlıklı geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.” hükmü,
5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri başlıklı geçici 4. maddesinde; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlardan vazife malûllüğü kapsamına girenler hakkında, bu Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre işlem yapılır. 5434 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre vazife malullüğü aylığı bağlananlardan malullüklerinin sürekli olduğuna Kurum Sağlık Kurulunca karar verilen iştirakçiler yine aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde belirtilen yaş hadleri ile özel kanunlarındaki yaş hadlerini doldurduğu tarihe kadar yeniden muayene edilmelerini Kurumdan isteyebilir.
Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir…” hükmü yer almaktadır.
– 01.10.2008 Tarihinden Önce;
506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (2) (SSK) ve 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (3) (BAĞ-KUR) Kanunu ile 5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu (4) kapsamında emekli maaşları ödenmekte idi.
506 Sayılı Kanunun (SSK) Sigorta yardımlarının haczedilemeyeceği, yanlış ve yersiz ödemelerin tahsili başlıklı 121. maddesinin 1. fıkrasında; “Bu kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar, nafaka borçları ve bu Kanunun 80 inci maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez.” hükmü,
1479 Sayılı Kanunun (BAĞ-KUR) Sigorta yardımlarının haczedilemeyeceği başlıklı 67. maddesinin 1. fıkrasında; “Bu Kanun gereğince bağlanacak aylıklar, nafaka borçları dışında, haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez.” hükmü yer almakta idi.
5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununda ise 506 ve 1479 Sayılı Kanunlardaki gibi emekli maaşının haczedilemeyeceğine yönelik bir hüküm yer almamaktadır.
III. VERGİ BORCUNUN TAKİP VE TAHSİLİNDE HACZE İZİN VEREN YASAL HÜKÜMLER;
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun (5) Haciz başlıklı 62. maddesinin 1. fıkrasında; “Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.” hükmü,
Haczedilemeyecek mallar başlıklı 70. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendinde; “233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere Devlet malları ile hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar.” hükmü,
Kısmen haczedilebilen gelirler başlıklı 71. maddesinde; “Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.” hükmü yer almaktadır.
IV. AÇIKLAMA VE DEĞERLENDİRME
Vergi borcu nedeniyle emekli maaşlarına haciz tatbik edilip edilemeyeceği hususu emekli maaşının bağlandığı yasa kapsamında ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
EMEKLİ AYLIĞI; (5510 Sayılı Kanun yürürlüğe (1 Ekim 2008) girmeden önce bağlanmışsa)
506 Sayılı (SSK) Kanun kapsamında bağlanmışsa 121. madde,
– 1479 Sayılı Kanun (BAĞ-KUR) kapsamında bağlanmışsa 67. madde,
hükmünde yer alan, “…nafaka borçları dışında, haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez.” hükmü nedeniyle haczedilemez.
Vergi İdaresi de 1998/1 Seri No.lu Tahsilat İç Genelgesinde (6); “…506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 121. maddesinde “Bu kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar, nafaka borçları dışında, haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez.” Hükmüne yer verilmiş, 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 67. maddesinde de “Bu Kanun gereğince bağlanacak aylıklar, nafaka borçları dışında, haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez.” denilmektedir.
Buna Göre, 6183 Sayılı Kanunun 71. maddesinde emeklilik aylıklarının kısmen haczedilebileceği belirtilmekle beraber aynı Kanunun 70. maddesi hükmüne dayanılarak, 506 ve 1479 Sayılı Kanunlar uyarınca yapılan yardım, bağlanan gelir ve aylıkların haczedilmemesi gerekmektedir.” şeklinde yaptığı açıklama ile bu iki kanun kapsamında bağlanan emekli aylıklarının haczedilemeyeceğini taşra teşkilatına duyurmuştur.
– 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında bağlanmışsa, bu kanun da 506 ve 1479 Sayılı Kanunlardaki gibi emekli maaşının haczedilemeyeceğine yönelik herhangi bir hüküm yer almadığından 6183 Sayılı Kanunun 71. maddesi hükmü dahilinde bu kanun kapsamında ödenen emekli maaşı kısmen haczolunabilir ve e-haciz tatbik edilebilir.
EMEKLİ AYLIĞI; (5510 Sayılı Kanun yürürlüğe (1 Ekim 2008) girdikten sonra bağlanmışsa)
5510 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesi hükmüne göre, 5510 Sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce;
– 506 Sayılı (SSK) Kanuna tabi olanlar 5510 Sayılı Kanunun 4/a,
– 1479 Sayılı Kanuna (BAĞ-KUR) tabi olanlar 5510 Sayılı Kanunun 4/b,
– 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanuna tabi olanlar 5510 Sayılı Kanunun 4/c, maddesine tabi oldular.
– 5510 Sayılı Kanunun 4/a (SSK) ve 4/b (BAĞ-KUR) maddesine tabi olarak emekli olanların emekli maaşları 5510 Sayılı Kanunun 93. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “… nafaka borçları dışında haczedilemez…” hükmü gereği vergi borcu için haczi mümkün değildir.
– 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu ile ilgili olarak, 5510 Sayılı Kanunun 5434 Sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri başlıklı geçici 4. maddesinde;
– 1 Ekim 2008 tarihi itibariyle 5434 Sayılı Kanuna göre emekli aylığı bağlanmış olanlar,
– 1 Ekim 2008 tarihi itibariyle devlet memuru olan ve bu tarihten sonra emekli olanlar,
için 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin uygulanmasına devam edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu hükme göre, gerek 1 Ekim 2008 tarihinden önce emekli olanlar gerekse de 1 Ekim 2008 tarihinden önce memur olup 1 Ekim 2008 tarihinden sonra emekli olanlar 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olacağından ve Emekli Sandığı Kanununda emekli maaşlarının haczedilemeyeceğine yönelik bir hüküm de bulunmadığından 5434 Sayılı Kanuna göre ödenen emekli maaşlarının, 6183 Sayılı Kanunun 71. maddesi kapsamında vergi borcu için haczi mümkündür.
Vergi İdaresinin görüşü de bu yöndedir.
Şöyle ki;
5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre alınan, emekli maaşına tatbik edilen elektronik haczin kaldırılması yönündeki mükellef talebi, Vergi Dairesince Gelir İdaresi Başkanlığına intikal ettirilmiş, Gelir İdaresi Başkanlığı da konu hakkındaki görüşünü;
“Bu hükme göre, 1 Ekim 2008 tarihinden önce devlet memuru olarak atananlara 5434 Sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanmış veya bağlanacak olan emekli aylıklarına, aylık sahibinin amme borçları nedeniyle 6183 Sayılı Kanunun 71. maddesi göz önünde bulundurularak haciz tatbik edilmesi mümkün bulunmaktadır.
Diğer yandan, Türk bankacılık sisteminde hesapların işleyişi ile ilgili olarak “maaş hesabı” adı altında ayrıca bir hesap düzeni yer almamaktadır. 6183 Sayılı Kanunun 71. maddesinde yer alan hüküm, emekli maaşlarına tatbik edilecek hacizlere ilişkin bir kısıtlama olup emekli maaşlarının yattığı banka hesaplarında bulunan tutarların haczine yönelik bir kısıtlama getirmemektedir. Dolayısıyla haciz bildirisi gönderildiği anda, emekli maaşlarının yatırıldığı hesapta, hesap sahibinin o ayki maaş tutarından daha yüksek bir tutar bulunmakta ise, bu tutarın mevduat olarak değerlendirilmesi ve tamamının haczedilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, haciz tatbik edilen hesapların emekli maaş hesabı olduğunun iddia edilmesi durumunda, öncelikle alınan emekli maaşının 506, 1479, 5434 veya 5510 Sayılı Kanunlardan hangisi kapsamında bağlandığının belirlenmesi, mükellefin hesabında o ayki emekli maaşından daha yüksek bir tutarın mevcut olması halinde o ayki maaş tutarını aşan kısmın mevduat olarak kabul edilerek haczedilmesi ve söz konusu maaşın 5434 Sayılı Kanuna göre bağlanmış olması durumunda bu maaş tutarının ayrıca 6183 Sayılı Kanunun 71. maddesine göre haciz tatbik edilmesi gerekmektedir.” (7) şeklinde açıklamıştır.
Görüleceği üzere, Vergi İdaresi vergi borçlusunun emekli maaşının yattığı banka hesabında o ayki emekli maaşından daha fazla bir tutar olması halinde fazla olan tutarın, emekli maaşının hangi kanundan (506, 1479, 5434, 5510 Sayılı Kanunlar) kaynaklandığına bakılmaksızın haczinin mümkün olduğunu, ayrıca emekli maaşının 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunundan kaynaklı olması durumunda 6183 Sayılı Kanunun 71. maddesi hükmü dahilinde haczinin mümkün olduğunu belirtmektedir.
Diğer taraftan 5510 Sayılı Kanunun 93. maddesinin 1. fıkrasındaki “… Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir…” hüküm gereği vergi burçlusu, emekli maaşının haczine muvafakat verirse emekli maaşının hangi kanundan (506, 1479, 5434, 5510 Sayılı Kanunlar) kaynaklandığına bakılmaksızın haciz tatbik edilmesi mümkündür.
Ayrıca, emekli maaş sahibi emekli maaşını 6183 Sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde kendi veya başkasının vergi borcu için teminat olarak gösterirse ve 6183 Sayılı Kanun hükümlerine göre gösterilen teminatın paraya çevrilmesi şartları oluşursa emekli maaşı hangi kanundan (506, 1479, 5434, 5510 Sayılı Kanunlar) kaynaklı ödenirse ödensin haczi mümkündür.
V. SONUÇ
– 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununa göre ödenen emekli maaşlarının (Emekli maaşı 5510 Sayılı Kanunun yürürlük (1 Ekim 2008) tarihinden önce ya da sonra bağlanmış olması fark etmez) vergi borcu için haczi mümkün.
– 506 Sayılı (SSK) ve 1479 Sayılı (BAĞ-KUR) Kanunlarına göre ödenen emekli maaşları (Emekli maaşı 5510 Sayılı Kanunun yürürlük (1 Ekim 2008) tarihinden önce ya da sonra bağlanmış olması fark etmez) ise vergi borcu için haczedilemez.

YORUMLAR

  • 0 Yorum